06222021Sal
Last updatePz, 18 Nis 2021 12pm

Öteki Var mıdır

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Öteki Var mıdır? Etiği "öteki etiği" ya da "farklılık etiği" olarak gören anlayışın kökeni, Kant'tan çok Emmanuel Levinas'in tezlerinde bulunur. Levinas, bir süre fenomenolojiye temas ettikten (Husserl ve Heidegger'le örnek bir biçimde hesaplaştıktan) sonra, eserlerini etik lehine felsefeyi azietmeye adamıştır.

Şu anki modadan çok önce ortaya çıkan bir tür etik radikalizmi ona borçluyuz. ı ı. Levinas'a Göre Etik Kabaca söylersek: Levinas, Yunan kökenierine hapsolan metafizik, düşünceyi Aynı'nın mantığına, tözün ve özdeşiiğİn önceliğine tabi kılnuştır, der. Ama, Levinas'a göre, Aynı'nın despotizminden yola çıkarak Öteki'ne/Başka'ya dair sahici bir düşüneeye (ve dolayısıyla öteki'yle/Başka'yla ilişkiye dayalı bir etiğe) ulaşmak imkansızdır; zira söz konusu despotizm bu öteki'yi tanımaktan acizdir. "Ontolojik olarak" kendiy le-özdeşlik'in (identite-a-soi) hakimiyeti altında olduğu düşünülen bu Aynı-Başka/Öteki diyalektiği, fiili düşünce içinde öteki'ne yer olmamasını sağlamış olur, her türlü sahici öteki deneyimini bastırır ve başkalık karşı­sında etik bir açıklığa ulaşmayı önler. Bu nedenle düşünceyi farklı bir kökene, Yunan olmayan bir kökene yönlendirmemiz gerekir; söz konusu köken kimliğin inşasını ontolojik açıdan önceleridir (Emmanueı Levinas. Tatalite et infini)

 Levinas'in en önemli ese- yen öteki'ye radikal, asli bir açıklık tavrını önerir. Levinas bu yönlendirmenin temelini Yahudi geleneğinde bulur. Yasa/Şeriat'ın (Yahudi geleneğine göre, Yasa/Şeriat hem çok eskidir hem de halihazırda yürürlüktedir) adlandırdığı şey tam da teorik dü­ şüncede ötekiyle ilişki etiğinin, aynıdan-önceki-varlıkta temellerren önceliğidir; burada teorik düşünce ile kastedilen de sadece düzenlilik ve özdeşliklerin "nesnel" biçimde saptanırıasıdır. Yasa, gerçekten de neyin var olduğunu değil, ötekilerinin varlığının ne dayattığını söyler. Bu Yasa (öteki Yasası), yasaların (gerçeğin yasalarının) karşı kutbuna konabilir. Yunan düşüncesine göre, yeterli eylem, deneyim üzerinde en baştan teorik bir hakimiyet kurmuş olmayı gerektirir; bu hakimiyet eylemin varlığın rasyonalitesiyle uyumlu olmasını sağlar. Şehrin ve eylemin (çoğul) yasaları bu kalkış noktasından çıkarı­ lır. Levinas'in başvurduğu anlamda Yahudi etiğine göre ise, her şey, öteki'ye açıklığın düşünümsel özneyi silahsız bırakan dolaysızlığı içinde temellenir. " Sen" her zaman "ben" e baskın çıkar. Yasa'nm/Şeriat'm bütün anlamı budur. Levinas öteki'nin özgünlüğünü sınayıp araştıracak bir dizi fenomenolojik tema önerir. Bunların merkezinde yatan yüz teması, ya da öteki'nin kendini " şahsen", bedensel tezahürü yoluyla vermesi teması, mimetik tanımayı (bana "benzeyen", benimle özdeş Öteki) sınamaz; tam tersine, kendimi etik olarak Öteki'nin zuhur edişinin "rehinesi" olarak görmemi, varlığıını bu rehineli­ ğe tabi görmemi sağlayan şeydir. Levinas'a göre, etik, düşüncenin, "mantıksal" zincirlerini (özdeşlik ilkesini) fırlatıp atarak kurucu başkalığın Yasa'sına peygamberce itaati benimseyen düşüncenin yeni adıdır.


Yorum ekle


Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses