06222021Sal
Last updatePz, 18 Nis 2021 12pm

Biyopolitika ve biyoekonomi – Maurizio Lazzarato

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Referandum kampanyasından önce, liberalizmin dünyasını bu kadar iyi anlamış değildik. Yine de bu ateşli tartışmaların liberalizmin mantığının anlaşılmasına bir katkısı oldu mu? Michel Foucault’nun yakın zamanda “Güvenlik, Toprak, Nüfus” ve “Biyopolitikanın Doğuşu” adlarıyla kitap olarak yayımlanan iki dersine bakılırsa, bu oldukça şüphe götürür.

Bu kitaplar, liberalizmin bir soybiliminin ve tarihinin izlerini sürer; kapitalizmi aynı anda Marksizmden, politik felsefeden ve politik ekonomiden farklılaşan bir şekilde okumanın bir yolunu sunar. Liberalizmin bu soybilimi içinde, Fransız filozofun ekonomi ve politika arasındaki ilişkiye dair analizine ve geliştirdiği emek sorunsalına yoğunlaşacağım. Foucault’nun, kökenlerinden itibaren kapitalizmin tarihine getirdiği çarpıcı yenilik şudur: Politika ile ekonomi arasındaki ilişkiden kaynaklı sorun, ikisinden de kaynaklanmayan teknikler ve dispositifler yoluyla çözülür. Bu “dışarı”yı, bu “öteki”yi sorgulamak gerekir. Politikanın ve ekonominin işleyişi, yararlılığı ve gücü, bugün herkesin bildiği üzere, bu mantıklara içsel olan rasyonalite biçimlerinden değil, tersine dışsal olan ve Foucault’nun “insanların yönetimi” adını verdiği bir rasyonaliteden türer.


Neoliberalizmin dönemeçleri – Raúl Zibechi

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Eleştirel düşünme krizi; başka bir ifadeyle, dünyayı dönüştürmek amacıyla eyleme geçebilmemiz için gerekli dünyayı kavrama yöntemimiz, analistlerin analitikten çok betimleyici olma eğilimindeki çok belirgin olmayan kavramları çoğaltmasına yol açtı. Böylece kafa karışıklığına sebep oldular. Neoliberalizm, daha az titizlikle kullanılan bu kavramlardan biridir.

Neoliberalizmi bir tür “kökten piyasacı” hükümet ile ilişkilendirme düşüncesi ve fikri siyasetteki birçok uzman arasında yaygınlaştı; halbuki bunun anlamı yapısal bir yöne işaret etmeliydi: Mülksüzleştirme yoluyla birikim hegemonik hale geldiğindeki dönemde bu kapitalizmdir.

Mülksüzleştirme/soygun yoluyla birikim kavramını ortaya koyan marksist coğrafyacı David Harvey, sermayenin bu yaklaşımını Washington Mutabakatı tarafından teşvik edilen neoliberal politikalarla ilişkilendiriyor: Özelleştirmeler, finansal sermayenin hakimiyeti, azalan oranlı gelir dağılımı ve bahse konu son üç süreci hızlandıran kriz üretimi.

Türkiye: Ağaçlardan Ormanı Görememek / Michael Roberts

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Türkiye'de geçtiğimiz hafta boyunca yaşanan protesto patlaması hükümetin, içerisinde başka bir cami daha içeren başka bir AVM daha ile parkı değiştirme, laik Atatürk Kültür Merkezi'ni yıkıp yerine Osmanlı dönemi askeri bir kışlayı tekrar inşa etme planı kapsamında Gezi parkındaki ağaçların kesilmesini insanların engellemeye çalışmasıyla başlamıştı. Bu tarihsel bir rastlantı değildi, yeşil alanların gelişmeye feda edilmesine Türklerin geniş bir kesimi tarafından (işçi sınıfı ve orta sınıf) karşı çıkılıyordu. OECD'ye göre Türklerin %33'ü yeşil alanlardan yoksun olduğunu düşünüyor ki bu OECD Avrupa ülkelerindeki ortalama %12'den daha da yüksek olan bölgedeki en yüksek tatminsizlik seviyesidir.

 

Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses