06222021Sal
Last updatePz, 18 Nis 2021 12pm

Neoliberalizm hayatta ama gayrimeşru–Harvey

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Kapital’in ilk bölümünde Marx, değerin üretimde yaratıldığını ve pazarda gerçekleştirildiğini belirtir. Dolayısıyla değer, üretim ile gerçekleştirme arasındaki çelişkili birlikteliğe bağlıdır. Marksistler üretimi çok önemsediler fakat gerçekleştirme meselesini ihmal ettiler. Benim görüşüme göre, yoğunlaşılması gereken nokta bu ikisinin çelişkili birlikteliğidir. Gerçekleştirme noktasında değerin istihracı ve değere el konulması da, mücadelenin politik odağı durumundadır

Britanyalı akademisyen David Harvey, günümüzün en ünlü Marksist akademisyenlerden biridir. Karl Marx’ın Kapital’i üzerine verdiği ders öyle popüler hale geldi ki Youtube’da dizi olarak gösterilmeye başladı. Harvey, öğrenci aktivizmi ile toplum ve emek hareketlerine verdiği destekler ile biliniyor.

The Wire ile yaptığı röportajda Harvey, neoliberal projenin yarattığı problemlerden ve bu projenin çıktılarından biri olarak popülist politikaların ve sağcı hareketlerin yükselişinden bahsediyor. Ayrıca, Marx’ın kapitalizm eleştirisinin mevcut bağlamla ilişkisi ve otomasyonun emek üzerinde oluşturduğu tehdide dair konuşuyor.


Occupied Times David Harvey Röportajı

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Harvey: “toplumun dış yüzeyinin altında köpüren volkanik bir halin olduğunu hissedersiniz ve onun daha sonra ne zaman ve nerede patlayacağını asla bilemezsiniz.”

Occupied Times: "Kent hakkı" kavramından ilk olarak 1968 yılında Henri Lefebvre bahsetti. O "inşa ettiği şehrin baş kahramanı olarak insanın kurtuluşunun ... onun kolektif yaşam için inşa ettiği buluşma noktası" olduğunu savundu.Siz bu kolektif hakkı - kendimizi ve şehirlerimizi yeniden yaratmayı - "en değerli ancak en çok ihmal edilen insan haklarından biri" olarak ifade ettiniz.Son yıllarda bu insan hakkını hangi şekillerde ihmal ettiğimizi düşünüyorsunuz?
David Harvey: Eğer ne tür bir şehir inşa edileceği sorusu, ne tür insanlar olmak istiyoruz sorusuna ciddi bir şekilde bağlı ise, o halde bu ilişkiyi açıkça tartışma eksikliği; bizim, insanları ve onların tutkularını yeniden şekillendirilmesini sermaye birikiminin gereksinimlerine terk ettiğimiz anlamına gelir. Bence, 1945'ten sonra Amerika'nın banliyöleşmesinin, sadece Amerika'yı efektif talebi muazzam genişletme yoluyla 1930'ların kriz koşullarına dönüş ihtimalinden kurtarmaya yardım etmekle kalmayıp, aynı zamanda sosyal ve politik olarak devrimci bilinçten veya anti-kapitalist duyarlılıktan yoksun bir dünya yaratmaya da hizmet ettiği, plancılar ve politikacılar tarafından çok iyi anlaşılmıştır. 1960'ların feministlerinin banliyöleri kendi düşmanları olarak görmesi ve banliyö yaşam tarzının sınıfa karşı ön yargılı, ayrımcı ve aşırı ırkçı bir politik öznellikle ilişkilendirilmesi hiç de şaşırtıcı değil.

Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses