09262021Pz
Last updateCts, 25 Eyl 2021 9pm

İktidardan kurtulmak için Diyalektiği yeniden düşünmek!

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Kimliğimizi karşıtlıklar üzerine kurduğumuz tezi Lacan’ın 30'lu yıllardan bu yana herkese kabul ettirdiği bir tezdir. Özne ötekini oluşturdukça kendisini tanımlar. Bir karşıtlık bir zıtların birliği söz konusu olur öznenin oluşumunda bile.

Genel anlamda baktığımızda her yerde kurulan her türlü ilişkide bir zıtlık görürüz. Buna heraklitostan bu yana diyalektik deriz. Değişimin sürekliliği, karşıtlık ve karşıtlığın devindiriciliği diyalektiğin temelini oluşturur. Aslında bizim idrak etme yeteneğimiz Lacancı anlamda imgeselliğimizin sonucu beliren simgeselliğimizden kaynaklanır. Dil bu simgeselliğin bir biçimidir. Bu yüzden tercihlerimiz kullandığımız dilin etrafında dolanır. Dil aynı zamanda öznenin ideolojisidir, dili kullanma yeteneği öznenin ideolojisine hâkimiyetine göre şekillenir.


Diyalektik materyalizm – Louis Althusser

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Diyalektiği Marx ve Engels için vazgeçilmez kılan, ne belirli bir felsefi sisteme dayanması, ne de bir tür içkin erdem, mutlak “mantıki” bir zorunluluk oluşudur. Diyalektik, yalnızca kendi somut (pozitif) kullanımı, bilimsel faydası dolayısıyla geçerli kılınır

Marksizm çağdaş düşüncenin başlıca akımlarından biridir. Şu anda Marksizm’i açıklamaya, onunla mücadele etmeye ve hatta onun “yerini almaya” koyulan çalışmaların sayısını bilmiyoruz. Bu polemik yüklü çalışmalar yığınının arasından geçerek, metinlere ulaşan yolu bulmak hiç kolay bir iş değildir. Dahası, bu tür metinlerden de aslında bol miktarda bulunmaktadır. Marx ve Engels’in, Costes tarafından yayımlanan (tamamlanmamış) eserlerinin Fransızca baskısı yaklaşık altmış ciltten oluşur, Editions Sociales tarafından yayımlanan ise yirmi ciltten daha fazladır; Lenin’in eserlerinin tamamlanmamış baskısı da yine yirmi cilt civarındadır; Stalin’inkiler ise, yaklaşık olarak on beş cilt kadar vardır. Fakat buradaki tek ciddi sorun, ortada çok sayıda metnin olması değil. Marksist külliyat, 1840’tan başlayıp günümüze kadar uzanan bir tarihsel dönemi kapsar ve ortaya birçok polemiği ateşlemiş olan sorunlar çıkarır: Bunlar Marx’ın erken dönem eserlerinin doğası, Marksist geleneğin sorunudur. Son olarak (politik ve bilimsel) pratiğe çok yakından bağlı bir bilim ve felsefe olan Marksizm’in doğası, ek bir zorluk daha çıkartmaktadır, belki de içlerinden en zorunu. Marx, Engels ve ardıllarının ısrarla dikkatimizi çektikleri pratiğe olan daimi atıf ihmal edilirse, Marksizm’in önemi tamamen yanlış anlaşılmaya ve “sıradan” bir felsefe olarak yorumlanmaya müsaittir.

Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses