05182022Çrş
Last updatePzt, 11 Nis 2022 9pm

Yılmaz Erdoğan’ın ekşimiş elmaları

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

Yılmaz Erdoğan kendisini uzun zamandır makul Kürt vatandaş olarak pazarlama çabası içinde. Son filmi ekşi elmalar gerçek kimliğini ortaya koyması açısından Yılmaz Erdoğan’ı güzel anlatan bir film. Tabi başka denemeleri oldu ama hiçbiri Makul Kürtlüğü pazarlamaya çalıştığı filmleri kadar tutmadı. Herkesin Yılmaz Erdoğan’dan beklentisi var, "Ekşi elmalardan, üzümün sapından, armudun çöpünden" bahsedeceği filmler yapması. Ama Yılmaz Erdoğan ısrarla ekşi konulara değinip kimliğini netleştirmek istiyor. Yılmaz Erdoğan açık dille Ekşi elmalar filminde şunu diyor; “Kürtler devlete isyan etmezden önce bizim hayatımız çok iyiydi. Ama ancak bugünü düşüne bilen bu köylüler bir çuval inciri ziyan etti.”


Aslında Yılmaz Erdoğan’ın bir haklılık payı var. Ekşi elmalar filminde anlattığı gibi Son Kürt isyanı başlamazdan önce devlete bağlılığını bildiren makul Kürt ağalarının elinden tutuyordu devlet. En nihayetinde Marstan belediye başkanı getiremeyeceklerinden, belediye başkanı bölgeden bir ağa oluyordu. İşte son Kürt isyanı belediye başkanlığı koltuğuyla birlikte Yılmaz Erdoğan’ın teyzelerinin mürüvvetini de engellemiş anlaşılan. Ekşi elmalar filminde ya evde kalıyordu kızlar ya da saçma kocalara varıyorlardı. Tabi Yılmaz Erdoğan’ın üzüldüğü konu teyzelerinin mürüvveti değil. O Hakkâri’de ağa olmak varken Antalya’da 3 göz evde oturmanın verdiği kin ve nefretle yazıyordu. Biliyoruz ki orijinal hikâye Ankara’da geçiyor. Yaratıcılık bu ya şehir değiştirmeyi uygun görmüş.


Servet dediğimiz olgu Yılmaz Erdoğan için dedesinin ekşi elmaları olabilir. Ama öz itibariyle emektir. Etrafımızdaki tüm servet unsurları emeğin başkalaşmış hallerinden ibarettir. Yılmaz Erdoğan bunu bilmiyor mu dersiniz? Elbette biliyor. Reisin etrafına kattığı insanlara bakarsanız bildiğiniz saltanat sürüyorlarmış Hakkari’de. Bunu kendisi söylüyor ekşi elmalar filminde. Yılmaz Erdoğan aslında ne güzel tezgahımızı kurmuştuk, ekşi elmaları toplatıp, sonra toplayan marabalara az kısmını verip gerisini satıyorduk. Bu köylülerin isyanı aslında bize ve bizim yaşam biçimimize karşı yapılmış bi isyandır demek istiyor. Ama kimse ekşi elmalar filminde Yılmaz Erdoğan’ın bu isyanını duymuyor. Halbuki ne hayaller kurmuş Yılmaz Erdoğan ekşi elmalar filmini çekerken.


Çok ekşi olacak ama Yılmaz Erdoğan’ın Kürtlükten kurtulma çabalarına artık kulak verme zamanı geldi. Ekşi elmalarınız sizin olsun artık Yılmaz Erdoğan’ı rahat bırakın. Ondan Kürt felan çıkarmaya çalışmayın. Yılmaz Erdoğan bütün servetini ekşi elmalar filmine boşuna yatırmadı. Adam artık bağırıyor "umurumda değil benim Kürtler" diye(Hani bazen hak vermiyor da değilim). Ama hala ekşi elmalardan tatlı komposto yapma peşindeki cenah adamı kutsayıp duruyor. He “Yılmaz Erdoğan Kürt olarak yaşamak zorunda mı?” diye sormadan da edemiyor insan. Elbette değil. Yılmaz Erdoğan’dan bir Yılmaz Güney asla çıkmayacak, çıkamaz da çünkü biri kabadayı, diğeri saray komedyeni. Kerhane kapısında bile daha onurlu duruş sergileyen bir insandır Yılmaz Güney.


Son bir husus, ekşi elmalar filminde Yılmaz Erdoğan’ın haklı olduğu bir nokta var. Kimse sizin seçtiğini mücadele yöntemlerine baş koymak zorunda değil. Bu konuda ekşi elmalar filmi haklı olabilir. Bende beğenmiyorum birçok şeyi. Ama Yılmaz Erdoğan’ın Ekşittiği yer burası değil. Yılmaz Erdoğan komple o Kürtlükle hesaplaşıp kurtulmak istiyor. Bilmiyor ki nereye giderse gitsin ekşi elmalar peşini bıraksa bile Yılmaz Erdoğan’ın bu Kürtlük peşini bırakmayacak. Birgün bütün makul olmayan Kürtler bittikten sonra sıra Makul olanlara gelecek. Sırf bu yüzden sıra makul olanlara geldiğinde, makullerin suratını görebilmek için, makul olasım var. İşte o vakit ekşi elmaları ısıracağım ve bizden bir apple çıkar umuduyla.


Yorum ekle


Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses