09262021Pz
Last updateCts, 25 Eyl 2021 9pm

İki Kapital, iki Marks, iki Marksizm 1

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Bu yazı dizisi biraz kapsamlı bir yazı dizisi olacak. Aldığım notların hepsini toplayıp yazmak gerçekten çok vakit alıyor. Özellikle kapitalin iki çevirisini karşılaştırmak okuyucuda taktir eder ki aynı zamanda bir kapital okuma dersine döneceği için zor ve meşakkatli bir iştir. Bu işi kapital okuma dersine çevirmeden sadece daha önce okumuş ve bir fikre sahip olmuş okuyucu için bir yazı dizisi oluşturmak istedim.

Açıkçası bu yazı dizisini İnternet sitesinde "kendime yazılar" diye bölüm altında paylaşacaktım ama ekonomi yazıları altında toparladığım yazılarla paralerlik sergilediği için burada tartışmak daha doğru geldi. Ben bu yazıları klasik okuyucu için değil, sadece iktisat bilimine meraklı ve Marksizmi iktisadi açıdan ele almak isteyen okuyucular için kapital okurken dikkat edilmesi gereken yerler olarak ele alıyorum.

Yazılar ister istemez çok ağır ilerleyecek ama temel kavramların tanımlamaları üzerinden ilerleyeceği için kapitalin tamamını değil sadece kavramsal tartışmaların yapıldığı bölüm başlarını ya da bölüm içlerindeki kavramların tartışıldığı yerleri ele alacaktır. 

İktisat bilimine mesafeli olanlar için çokta keyif verici bir yazı dizisi olmayacağını şimdiden söylemek isterim. Ancak ekonomist arkadaşların katılmadıkları yerleri rahatlıkla yazabilmeleri için alt tarafta bir yorumlar bölümü bırakacağımı ifade edeyim.

Kapitalin iki çevirisi arasındaki fark oldukça büyük ve aslında kavramsal sorunlara gebe farklar.

 

"BİRİNCİ KESİM. - METAIN İKİ ÖGESİ: KULLANIM-DEĞERİ VE DEĞER (DEĞERİN ÖZÜ VE DEĞERİN BÜYÜKLÜĞÜ)

Kapitalist üretim tarzının egemen olduğu toplumların zenginliği, "muazzam bir meta birikimi"1 olarak kendini gösterir, bunun birimi tek bir metadır. Araştırmalarımızın, bu nedenle, metaın tahlili ile başlaması gerekir.

Meta, her şeyden önce, bizim dışımızda bir nesnedir ve taşıdığı özellikleriyle, şu ya da bu türden insan gereksinmelerini gideren bir şeydir. Bu gereksinimlerin niteliği, örneğin ister mideden, ister hayalden çıkmış olsun, bir şey değiştirmez. Burada nesnenin, bu gereksinmeleri, geçim aracı olarak doğrudan mı, yoksa üretim aracı olarak dolaylı yoldan mı, nasıl giderdiği de bizi ilgilendirmemektedir." ---SOL YAYINLARI---

  1. "Metanın İki Unsuru: Kullanım Değeri ve Değer

( Değerin Özü, Büyüklüğü)

Kapitalist üretim tarzının egemen olduğu toplumların zenginliği, " muazzam bir meta yığını" ' olarak görünür; bunun basit biçimi tek bir metadır. Bu nedenle, incelememiz, metanın analiziyle başlıyor.

Meta, her şeyden önce, taşıdığı özelliklerle şu ya da bu türden insan ihtiyaçlarını gideren dışsal bir nesne, bir şeydir. Bu ihtiyaçların doğası, söz gelişi, mideden mi yoksa hayallerden mi kaynaklandıkları, hiçbir değişikliğe yol açmaz. Burada, şeyin, insan ihtiyacını, doğrudan doğruya geçim aracı, yani tatmin nesnesi olarak mı, yoksa dolaylı bir yoldan, yani üretim aracı olarak mı giderdiği de önemli değildir." ----YORDAM YAYINLARI----

İki kapital çevirisinin ilk paragrafları bunlar. Birini yermek ya da diğerini eleştirmek için yazı yazmadığımı sanırım takip eden bütün dostlarım anlamıştır. Ne var ki burada eleştirmeden bir şey yazmak çok mümkün olmayacak. Elbette sol yayınlarının sol kültür üzerinde hatırı sayılır bir emeği var. Muzaffer İlhan Erdost’u da analım bu noktada. Işıklar içinde uyusun.

Yukarıda iki alıntı var. Açık ki bunlardan biri Marksizm’i anlamamış. Çünkü yukarıdaki iki alıntıda iki ayrı Marksizm söz konusu ilerleyen sayfalarda çok daha büyük çelişkileri yakalamakta mümkün olacak.

İlk fark yığın ya da birikim. Yığın kontrolsüz üretimi ifade ederken, birikim bir kontrolü ve tasarrufu ifade eder. Birikinti yığına denk gelebilecek bir kelimeyken birikim tasarrufa denk gelecek bir kelimedir.

Devam edelim farklılıkların hepsini yazdıktan sonra ne gibi sorunlara sebep olduğunu tartışalım.

Gereksinim ve ihtiyaç hemen hemen aynı şeyi karşılıyor olsa bile iktisadi anlamda doğru çeviri kesinlikle ihtiyaçtır. Gereksinim ihtiyaç ile istek arasında bir yerde durur.  

İkinci paragrafın son cümlesindeki “bir şeydir” belirlemesinde bir şey kasıtlı kullanılmış bir kelime öbeğidir. Dışsal bir nesne, bir şeydir. Doğru çevirinin Marks’ın mantığına uygun olarak nesne olduğunu vurgulaması gerekir. Alelade bir şey değildir, dışsal bir nesne, şeydir demek istemekte. Metanın karakteri şey olmasıdır. Meta nesnel bir şeydir. Yoksa meta olamaz. Mide ve hayal olarak sınıflandırılan şeyleri yıllar boyunca rastgele yazılmış kavramlar gibi algılamamız ilk çevirinin yansıması değil de nedir? Buraya dikkat verin lütfen;

Marks çok haklı olarak nesneleri iki kategoride ele alır. İhtiyaç ya da istek olarak ayırmak yerine (als Gegenstand des Genusses) bir haz nesnesi olarak yani  güdüsel bir dürtünün meyvesi mi yoksa analitik zekanın yarattığı (oder auf einem Umweg, als Produktionsmittel) üretim araçı olarak dolaylı bir nesne mi bunu umursamadan metayı ele alır. Ama bunu yaparken bile metanın iki kategorisini belirler, zekanın ürünü olanlar ve güdülerin ürünü olanlar. Üretim araçları ve tatmin nesneleri, bence Marks burada çok bariz bir şekilde ihtiyaçlar ve isteklerin tanımını yapmıştır. İhtiyaçlar mideden çıkar yani güdülerden beslenir ama istekler akıldan çıkar yani ihtiyaçları dolaylı yoldan besler doğal olarak aslında istekler ihtiyaçları daha rahat ya da daha kolay elde etmemize yarayan şeylerdir demek istemektedir. Peki sol yayınlarının çevirisinden ne anlıyoruz? “Üretim geçim aracı olarak doğrudan mı üretim aracı olarak dolaylı yoldan mı?”  dediğimiz zaman sanki yatırım yaparak ya da “şahsi harcamalarımız için mi yoksa şirket harcamaları için mi?” gibi bir anlam çıkmakta.

Devam edeceğiz...

Meraklısı için bahse konu olan 1867 yılı baskısı Almanca orjinal metin;

Waare und Geld.

1) Die Waar e.

Der Reicbtluuri der Gesellschaften , in welchen kapitalistische Produktionsweise

herrscht, erscheint als eine „ungeheure Waarensammlung"*),

die einzelne Waare als seine Elementarform, Unsere Untersuchung

beginnt daher mit der Analyse der Waare.

Die Waare ist zunächst ein äusserer Gegenstand, ein Ding, das durch

seine Eigenschaften menschliche Bedürfnisse irgend einer Art befriedigt.

Die Natur dieser Bedürfnisse, ob sie z. B. dem Magen oder der Phantasie

entspringen, ändert nichts an der Sache 2). Es handelt sich hier auch

nicht darum, wie die Sache das menschliche Bedürfniss befriedigt, ob unmittelbar

als Lebensmittel, d. h. als Gegenstand des Genusses, oder auf

einem Umweg, als Produktionsmittel.

 

                                                                                        


Yorum ekle


Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses