05182022Çrş
Last updatePzt, 11 Nis 2022 9pm

Ekonomik kriz nedir? Zenginlik ve servetin ayrımı

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Zenginlik servetin tüketilmesiyle açığa çıkar. Bir toplumun yılda ne kadar servet ürettiği önemli olsa bile asıl önemli olan bu toplumun ne kadarlık bir servet tükettiğidir. Yani tüketimiyle birlikte ne kadarlık bir zenginlik ürettiğidir. Sürekli üretip tüketmeyen bir toplum zengin bir toplum değildir. Tüketimin örgütlenmesinde mühim olan toplumsal önceliklerin belirlenmesidir. Örneğin kendi kendine ancak yeten bir toplumun alt yapıya yatırım yapmasını beklemek akıllıca değildir. Doğal olarak isteklerin ve ihtiyaçların belirgin bir önceliği vardır. Ekonominin temeli de buna dayanır. Maslow’un piramidi bunun en belirgin hikayesini sunar bize ancak yine de yeterli değildir.

Eğer ki iktisadi yaşamın temel itkisi ihtiyaçlarımızsa, neden bütün canlılarda ortak olan beslenme, korunma ve cinsellik dürtüsü sadece insanda bir iktisadi yaşama sebep veriyor? Bu soruyu cevaplamadan bu iddiayı ortaya atamayız.

İnsanda iktisadi itki aslında ihtiyaçlardan değil isteklerden kaynaklanır. İhtiyaçlar ve istekler iktisat bilimi tarafından hala net bir tanıma kavuşmuş değildir. Aslında bu tanımı piyasa kitabında nihai bir sonuca ulaştırdığım kanısındayım. İhtiyaçlarımız bir şekliyle yaşam süremizi uzatan şeylerdir. Yani ihtiyaçlarımızı karşılamadığımız zaman kaçınılmaz olana yaklaşırız. Ama isteklerimiz öyle değildir. İstekler karşılanmadığı zaman ölüme sebep olmaz.

Daha net bir tanımla, ihtiyaçlarımız varoluşumuzu belirli bir a noktasından belirsiz bir b noktasına taşır. Yani bize zaman kazandırır ama bu zaman varoluşsal bir zamandır. İsteklerse ihtiyaçların somutlaştığı metalara ulaşmamız için katlanmak zorunda olduğumuz eylem sürelerini kısaltır. Doğal olarak bizi iktisadi bir varlık yapan şey ve tüm canlılardan ayıran şey isteklerimiz olur. Bir ağacın ulaşamadığımız dallarına ulaşmamızı sağlayacak bir nesne bizim isteğimizdir. Doğal olarak isteğin imajı olan nesne aslında ihtiyacın imajının imajıdır. Nesnenin teknik bilgisine sahip olmayan bir kişi için tek başına en ufak bir anlamı yoktur. Korunma ihtiyacımızın imajlarından biri temiz çamaşırdır. Ancak çamaşır makinesinin teknik bilgisine sahip olmayan biri için imajların bağlantısı kopuk olacağından çamaşır makinesinin hiçbir değeri olmayacaktır. Ya da bir metreyi geçmeyen meyve ağaçlarının olduğu bir yerde sopa ile meyve toplamaya gerek olmayacağı için sopanın teknik bilgisinin gelişmesi beklenilemez. Önce ihtiyaç belirginleşir ve sonrasında o ihtiyacın imajına uygun istek imajları belirginleşir.

Neden bu tanım bizim için önemlidir? Ve neden iktisadi hayat isteklerle başlar?

Bir ağaçtaki meyvelere ulaşma arzusu bir ihtiyaca denk gelir, bu ihtiyaç beslenme ihtiyacıdır. Beslenme ihtiyacı onlarca farklı imaja sahip olabilir. Her kültür ve coğrafyada bunlar farklılık gösterir. Deniz kenarında yaşayan bir toplumda balık kültürü gelişkin olabilir ama dağlı bir toplumda av hayvanları, nehir kenarında yaşayan bir toplumdaysa sebzeler daha baskın bir kültüre sebep olabilir. Her toplum kendi ihtiyacına ulaşmayı kolaylaştıracak bambaşka aletler kullanır. Balıkçı bir üretimde ağlar ve oltalar, avcı bir üretimde ok ve mızraklar, tarımcı bir kültürde çapa gibi imajın imajı olan nesneler kültürün parçasına dönüşür. Bu aletlerin hepsi el yordamıyla yapılan bir işi daha kolay bir hale getirir. Yani bir ihtiyacın giderilmesi için gerekli olan şeylere topluluğun daha rahat ulaşmasını sağlayan nesnelerdir. Ama bu yardımcı nesnelerin üretiminde geçen zaman, ihtiyacımızı gidermek için katlanmak zorunda olduğumuz zamanı totalde kısaltmıyorsa bu aletler kültürün bir parçasına dönüşmez, ama eğer ki kendi üretiminden çok daha fazla bir zaman insana kazandırıyorsa kültürün bir parçası haline gelir. Tıpkı yontma taş bıçakların insana kazandırdığı zaman neticesinde milyonlarca yıl insanın bu aletleri yanından ayırmaması gibi.

İşte biz aletlerin eylem zamandan sağladığı bu tasarrufun farkına vardığımız an iktisadi bir varlığa dönüşürüz. Her iş için daha kestirme yollar ararız. Ekonominin temel dayanağı işte bu noktadır. Bir ihtiyacı daha hızlı gidermek için başka bir yerde bir isteği örgütleriz. Dallara ulaşmak için ağaca çıkmaktan daha kısa bir yol olan sopa üretmek gibi.

Şimdi gelelim konunun en başına, eğer ki normal şartlar altında bir ağaçtan 5 saatte size bir gün yetecek kadar meyve topluya biliyorsanız ve bir saatte üretebileceğiniz bir sopayla bu meyve toplama eylemi 2 saate kadar iniyorsa, bu sopa sizin için bir isteğin imajına dönüşür. Çünkü artık 3 saat daha az çalışarak ihtiyacınızın imajına ulaşırsınız. Doğal olarak gerçek imaj ağaçtaki meyveyken, imajın imajı sopanın ta kendisi olur. Sopa artık 3 saatlik meyveye denk gelen bir imaj zinciridir.

Modern toplumlarında tam olarak yaptıkları budur. İhtiyaçlarımızı en iyi şekilde karşılayabilmek için başka üretim kollarını örgütlemek bizi iktisadi bir varlık yapar. Yine itki ihtiyaçlarımızın imajlarıdır ama bu imajlar kendileriyle birlikte tarihsel olarak yüzlerce farklı imajı da örgütler. Ve modern toplumlara geldiğimizde üretimin temel mantığı artık görünmez olur. Çünkü üretim öyle devasa bir hale gelmiştir ki imajının imajları ihtiyacın imajlarından çok daha önemli bir hal almıştır.

Krizlerin bir temel nedeni işte bu ilk imajı elde etmek için katlanmak zorunda olduğumuz eylem zamanlarını kısaltmak için ürettiğimiz nesnelere ayırdığımız vakit, katlanmak zorunda olduğumuz eylem zamanlarını daha uzun bir hale getirmeye başladı. Aslında daha az zaman harcayarak gidermek istediğimiz ihtiyaçlarımızı modern toplumlarda daha çok zaman harcayarak gidermeye başladık.

Bu işin ekonomik olarak izahı biraz daha karışık olacak ama temel kavramları kavramadan bu izahatı algılamamız mümkün olmayacağından kavramları açmaya devam edeceğiz.


Yorum ekle


Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses