05182022Çrş
Last updatePzt, 11 Nis 2022 9pm

Mekan, zaman ve bakış 2

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

"Demek ki mekân, zaman ve bakış bir bütündür. İçlerinden bir tanesi olmazsa aslında hiç biri olmaz” diye bitirmiştik bir önceki yazıyı (bir önceki yazı için buraya tıklayın). Mekan zaman ve bakış nasıl olur da bir bütün olabilir? Zaman ve mekan bir önceki yazıda da vurguladığım gibi bir bütünün iki parçasıdır. Birbirlerini doğrular ve görünür olmasını sağlarlar. Ancak bakış bunlardan bağımsız gibi duran sanki ezeli olmayan bir durummuş gibi gelir bizlere.

Canlılığın başlangıcından önce bakışın olması nasıl mümkün olabilir ki?

Bakış en nihayetinde algı değil midir?

Yani etrafta olan bir şeyin farkına varmayı gerektirir. Bitkiler mesela güneşin farkındadırlar çünkü onlar için güneş hayati öneme sahiptir. Birçok bitki güneş ile birlikte hareket eder, tıpkı dünyanın güneşin etrafında dönmesi gibi. Demek ki dışındaki bir nesnenin farkında olan tek şey insan ya da zeka sahibi canlılar değil. Bitkiler de dışındaki bir nesnenin farkında olabilir, dünya gibi gezegenlerde. Farkında olmanın etkileşimleri farklı farklı olabilir bu sonuç açısından farkındalık gerçeğini değiştirmez.

Elbette dünya bir bakışa sahiptir diyemeyiz ve elbette bitkiler de bir bakışa sahiptir diyemeyiz ve yine elbette insan da bir bakışa sahiptir diyemeyiz. Dünya gibi bitkiler gibi insanda bir bakışın neticesidir. İnsan bir bakışa sahip değildir. Bakışın insan hali, bitki hali ve gezegen halidir karşımızda duran. Yani aslında her bir atomundan ve her bir “bütününden” ayrı ayrı bakışlar söz konusudur. Doğal olarak her bakış her bütün düzleminde başkalaşır, başka bir kimlik kazanır. Ama her biri aynı zamanın ve aynı mekânın bakışıdır. Mekanın ve zamanın birliği söz konusudur ancak bu mekan ve zamanın bir bütün olduğu manasına gelmez. Her mekanın ayrı bir zamanı olduğu ya da her zamanda ayrı bir mekanın olduğu manasına gelir.

Genel bir tarife ve örneklemeye geçmeden önce kavramsal düzlemi bir daha ele alalım ve mekan ve zaman kavramlarını biraz açalım. Zaman olaya olan uzaklığımızı, doğal olarak etrafımızı tanımlar, mekan olayla olan bağlantımızı doğal olarak olduğumuz yeri tanımlar ve bakış her yeri kaplayan bir arka fon gibi olduğu yerdeki tüm içkin ve aşkın kavrayışları tanımlar ve biz olduğumuz cisim ile onu ediniriz seçtiğimiz mekana ve var olduğumuz zamana uygun bir şekilde.

Her yerde her şeyin ötesinde bir tek an bile olmama halini düşünemediğimiz bakış, mekanın ve zamanın bir bileşkesi gibidir ama buna rağmen onlardan bağımsız olarak vardır. Ve belli bir zamanda mekan, ona denk geldiği için sanki bir sonuçmuş gibi algılarız bakışı. Halbuki bakış, mekanı ve zamanı kendine çağırır.

Şimdi bunların nasıl bir bütün olduğunu ve neden birbirinden bağımsız ele alınamayacağına değinelim.

Mekan birbiri üstüne binmiş küpler gibi yayılır bütün zamana. Yani mekanın görünmez kütlesi bütün zamanlarda, bütün olma hallerindedir. Belirsiz bir noktadan belirsiz bir başka noktaya, olay ile algı bağının sürdüğü en son zerreye kadar uzanır. Tek bir mekân ve tek bir zamandan ziyade birçok zaman ve mekânın oluşturduğu sonsuz sayıda küplerle her yöne doğru küp şeklinde uzayan bir uzay gibidir zaman ve mekan.

Küplerin her yüzeyinin tam orta noktalarında bir delikten süzülen ışığın taşıdığı görüntü gibidir bakış. Sanki zamanın yani kendinden önceki ve sonraki küplerin ve mekanın yani bulunduğu küpün konumunun etkilediği bir ışığın taşıdığı bir görüntü gibidir bakış. Ama ilk anın her şeyin başladığı ilk anın biraz öncesinde tüm uzayda sadece tek bir bakış, tek bir oluş vardı. Bir şeyin olduğunu başlangıç noktasının olmasından ötürü biliyoruz.   Hiçbir şey yokken bile bir bakış vardı. Belli bir olma nicelikten sonra olay yani zaman göründü ve sonrasında mekan yani maddi alem göründü.

Mekânı ve zamanı temsil eden herhangi bir küpün içerisine girip orada yaşamı ele alırsak göreceğiz ki, her küpün içerisine giren ışık yakından uzağa, yaşadığınız andan geçmişe ve geleceğe bir bakış sağlayacaktır. Bu bakış sadece o küpe özgü bir bakış olacaktır. Sanki mekân ve zaman bir akışın parçaları gibi gelecektir. Ama mekân ve zaman orada durmaktadır. Bir bakıştan bir başka bakışa geçerken, mekânı ve zamanı ziyaret eder benliğimiz.

Elbette insanın aklını bu küplerin başlangıç noktasına gittiğimizde sanki her şeyin anlamını bulacağına dair bir düşünce hakim oluyor böyle kabul edince mekanı, zamanı ve bakışı. Bir daha ki yazıda bir başlangıç var mı onu tartışacağız.


Yorum ekle


Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses