05182022Çrş
Last updatePzt, 11 Nis 2022 9pm

Hoş ve çakal kasım

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Katiller hakkettikleri gibi ölürler. İstisnasız her katil hakkettiği gibi öldü. Kasım da hakkettiği gibi öldü Ve Kasım da hiç ölmeyeceğini sanıyordu. İran ve ırak halkının Amerikan emperyalizmine karşı direnişi mi dedi biri? Duy da inanma! İran'ın kendisi emperyalist bir ülkedir. Problemin kaynaklarından biri iran denen ülkenin Ortadoğuda bildiğimiz anlamda bir sömürge imparatorluğu olmasıdır. İran Azerilerin, Kürtlerin, Acemlerin, Bellucilerin, Lurların, Türkmenlerin ve Arapların topraklarını işgal etmiş bir büyük emperyalist ülkedir. Şia onun yayılmacı ideolojisidir. Bu ideoloji sayesinde Türkiye'nin bir çok islamcısınıda etkisi altına almış bir ülkedir. Şekli anlamda Suudi Arabistan'dan hiçbir farkı yoktur. Biz baktığımızda aradaki 7 farkı bulmakta zorlanırız. İstediği kadar antiemperyal takınsın İran ABD’nin köpeğidir.

Mesela şunu sormak gerekir Türkiye’ye Sevr anlaşmasını kabul ettirdikleri halde Türkiye'den asker çekmelerinin nedeni neydi? Ya da Vietnamda bir on yıl öncesinde taş üstüne taş bırakmamış, Arjantinde, Peruda her türlü pisliği yapmış ABD, Humeyni denen müptezelin İran'a dönmesine ve hemde Fransa'dan dönmesine neden müsahade etti acaba?

İran bir misyon üzerine var olmuş bir ülkedir. Saddam gibi kağıttan kaplandır. ABD karşısında hiçbir şansı olmadığı gibi aslında ABD karşıtı da değildir. İmparatorluk yani dünyayı saran bu ağ aslında karşıtların birliğinden oluşur. Kendi muhalefetini kendi yaratır. Şia rejimi, hem İran'ın doğusundaki islami coğrafyayı İranın batısındaki islami coğrafyayla olan ilişkisini keser ve hem de Marksizmin, Afganistan'da olduğu gibi hakim olmasını engeller.

"İran'ın seçim sistemi varmış ve çok kuvvetliymiş demokratik kültür" kargalar bile güler buna. Demokrasi olsa ne olur olmazsa ne olur? İnsanların eşitlik talepleri "antiemperyalist" olmasına mı feda edilmeli? İran rejimi öyle bir yıkılmalı ki bir daha böylesi rejimler kurmaya kimse cesaret edemesin. Bunu ister imparatorluk kendi eliyle yapsın isterse de İran halkı yapsın açıkçası çok da önemli değil. Bu rejim yıkıldığında nasıl bir yapının belireceğini imparatorluk belirleyemeyecek.

Gelelim ABD’ye, sanırım kimse ABD’nin özgürlük getireceğini düşünmüyor. ABD girdiği her yere savaş getirmiştir. Ama başka bir şey daha getirmiştir, kapitalizmi ve kapitalist ahlakı. Ortaçağ feodalizmi ve kapitalist ahlak savaşı başladı ABD’nin girdiği hemen hemen her yerde.  Çatışma sancılıdır ama ille de bir şeyleri değiştirecektir. Ne Amerikan ahlakı, ne feodalizm ikisini de param parça edecek bir ahlak illa ki peydah olacaktır.

Bu emperyalist bir paylaşım savaşıdır. Bu savaşta ABD’yi desteklemekten daha saçma bir şey varsa o da İran'ı desteklemektir. Son molla Şia’ya kadar hepsi ölse ne çıkar? Sokak ortasında adam asan, kafa kol kesen, kadınları sopalarla döven, bir yerde köleliği hayatta tutan bu rejimin savunucularının hepsi ölse ne olur? İran belki küçük ölçekli bir emperyal güç ama en nihayetinde İslam alemininin içinde kendi grubunda yani mezhebinde tartışılmasız öncüdür. Şiilerin olduğu her yer İran'a dönüktür. Bunun adı emperyalizmdir. Bunu Şiacılıkla yapıyor olması İran'ı daha masum bir hale sokmuyor.

Bu işin bir tarafı olmak siyaseten tam bir ahmaklık olur. Bu ne sol kültürle bağdaşır ne de Marksist tutumla. İki emperyal ülke neyin nasıl paylaşılacağı konusunda savaşıyor. Birinin uçları bize dokunuyor ama zahmet edip kitlelerin isteklerine bile kulak kabartmıyor  birde öteki yani uzaktan gelen senin sorunlarına derman olacağını iddia ediyor. Tıpkı Romanya'nın Bulgaristan'ın sorunlarına derman olduğu gibi.

Sanırım bu gelişme aslında bir Ortadoğu savaşın işaret fişeği olarak alınabilir. Bir vesayet savaşı söylemi almış gidiyor. Vesayet savaşı felan değil biz bildiğiniz anlamda 3.dünya savaşını yaşayacağız. Rusya ve ABD merkezli bir savaş olacağını da sanmıyorum. Birikmiş tüm sorunlarımızı savaş ile çözebiliriz. Savaş barışa olan inanç azaldığında gerçekleşmez, savaş insanların barış ikliminde var olabileceğine inanılmadığında ortaya çıkar. Yani savaşın nedeni barışın güvensizliğidir.

Bu yüzden bir savaş Hobbes’un mantığına göre çoktan başladı bile. "Savaşın doğası bizzat çatışmanın kendisinde değil aksi yönde bir güvence olmadığı sürece çatışmaya yönelik var olan eğilimde gizlidir" der Hobbes.

Şimdi açık bir biçimde soralım kendimize sizce dünya siyasetinde yarın barış olma ihtimali var mı? Yok.

Peki yarın bir çatışma Rusya, Çin ve Nato bloğu arasında mümkün mü? Evet.

Demek ki savaş çoktan başladı. Saflar çoktan netleşti. Yeni dünya savaşı bu manada bir vesayet savaşı felan değil direk cephe savaşı şeklinde yürüyecektir. İhtimal ki bu savaş Rusya ve ABD’nin bir başka ülke içerisinde yürüteceği bir savaş olarak başlayacak ama er ya da geç iki ezeli düşmanın ötelenmiş savaşı gerçekleşecek.

Bunun yani bu savaşın Kasım Süleymani üzerinden anılması sadece Arabistan saldırısının arkasındaki isim olmasından ötürüdür. Yoksa savaşın en basit piyonlarından birisi olduğu, çokta değerli olmadığı ortada.

İnsanlık için küçük ama Ortadoğu için büyük öneme sahip başkaca figürler olabilir. Ancak Kasım Süleymani bir savaşı başlatamayacak kadar değersiz bir aktördür. İran'ın kendisi de bir dünya savaşı başlatamayacaktır. İran kendini önemli hissededursun ama İran yok olsa kimsenin umurunda olmaz. İran yerle bir olsa ne olur? İran zaten parçalanması gereken bir ülke. Mümkünse atomlarına ayrılsın ve bir daha asla yer yüzünde İran diye bir devlet olmasın. İnsanlık çok büyük bir kayıp yaşamayacaktır. Tıpkı Irak ve Suriye gibi devletlerin yokluğu hiçbir şeyi değiştirmediği gibi.

Ancak bu savaşın kendisi doğal olmadığı için sonuçlarını da doğal sonuçları gibi anmak yanlış olur. Savaş kaostur. Savaşın sonucunda ne olacağı belli olmaz. Ama bir savaşın kazananı her zaman içinde olmayandır. Trump her ne kadar direnmeye çalıştıysa da kulağı büküldüğünden beri Pentegonun sözünden çıkmaz oldu. Pentagon çok iyi biliyor ki, İran herhangi bir Ortadoğu ülkesidir. İran'ı diğer Ortadoğu ülkelerinden üstün yapan hiçbir yanı yoktur.

Türkiye İran'a yardım eder mi? Türk devletlerinin hepsi bir kurnazlık üzerine kurulur. 500 yıldır bir santim sınırları değişmeyen iki ülke asla dost olamaz. İran ile Türkiye hiçbir zaman aynı safta yer alamaz. Ama Türkiye ve hakim Türk devlet algısı bundan yararlanmayı başarırsa Kasri Şirinden buyana hayal ettiği İran sınır değişikliğini yaşayabilir. Ama içe doğru ama dışa doğru.

 


Yorum ekle


Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses