06222021Sal
Last updatePz, 18 Nis 2021 12pm

Mektuplar-- marx'tan hanover'deki L. Kugelmann'a 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN HANOVER'DEKİ L. KUGELMANN'A

[Londra], 17 Nisan 1871


      Mektubun tam zamanında geldi. Şu anda elimde çok iş var. Onun için yalnızca birkaç söz. 13 Haziran 1849[296] vb. küçük-burjuva gösterilerini Paris'teki güncel mücadeleyle karşılaştırmanı hiç anlayamıyorum. 
      Eğer mücadeleye ancak son derece elverişli şanslarla girilmesi gerekseydi, tarihi yapmak elbette çok kolay olurdu. Öte yandan, eğer "raslantı"lar tarihte hiç bir rol oynamasalardı, tarih çok gizemsel bir nitelik taşırdı. Bu beklenmedik olaylar, evrimin genel gidişi içine elbette girer ve, başka beklenmedik olaylar tarafından denkleştirilmiş bulunurlar. Ama hareketin hızlanma ya da yavaşlaması, aralarında hareketi yönetmeye ilk çağrılan önderlerin niteliğinin de bulunduğu bu türlü "raslantı"lara çok bağlıdır. 


Mektuplar-- marx'tan hanover'deki L. Kugelmann'a 4

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN HANOVER'DEKİ L. KUGELMANN'A

Londra, 12 Nisan 1871


      ... Dün Lafargue'ın (Laura'nın değil) şu anda Paris'te olduğu yolundaki hiç de yatıştırıcı olmayan haberi aldık. 18 Brumaire'imin son bölümünde, eğer yeniden okursan göreceğin gibi, Fransa'daki gelecek devrim girişiminin, şimdiye değin olduğu gibi, artık bürokratik ve askeri makineyi başka ellere geçirtmeye değil, ama onu yıkmaya dayanacağını belirtiyorum. Kıta üzerindeki gerçekten halkçı her devrimin ilk koşuludur bu. Kahraman Parisli arkadaşlarımızın girişmiş bulundukları şey de, işte budur. Ne esneklik, ne tarihsel girişkenlik, ne özveri yeteneği ile bezenik şu Parisliler! Düşmandan daha çok iç ihanet tarafından altı ay boyunca aç kalıp yıkıma uğradıktan sonra, sanki Fransa ile Almanya arasında hiç savaş olmamış, sanki yabancı hep Paris kapılarında değilmiş gibi, Prusya süngüleri altında başkaldırıyorlar! Tarih daha böylesine büyük bir örnek görmedi! Eğer yenilirlerse, bunun nedeni yalnızca "ruh iyilik"leri olacak. İlkin Vinoy, ve sonra da Ulusal Muhafızın gerici öğeleri alanı boş bıraktıktan sonra, hemen Versailles üzerine yürümek gerekirdi. Vicdan titizliği yüzünden uygun zaman kaçırıldı. Sanki şu kötü Thiers ucubesi, Paris'i silahsızlandırmaya kalkışarak, daha önce başlatmamış gibi, iç savaşı başlatmak istemedi. İkinci yanlış: Merkez Komite, yerini Komüne bırakmak üzere, görevlerini çok çabuk bıraktı. Gene çok büyük bir "onur" titizliği yüzünden! Ne olursa olsun, Paris ayaklanması, hatta eski toplumun kurtları, domuzları ve köpekleri tarafından boyuneğdirilecek olsa bile, partimizin Paris haziran ayaklanmasından sonraki en şanlı savaş başarısıdır. Cennetin fethine çıkan Paris titanları karşısında, ölüm şenlikleri ve kışla ve kilise, feodalite ve hele hamkafalılar, kokuları ile, Prusya-Almanya Kutsal Roma İmparatorluğu köleleri nedir ki.

Mektuplar-- marx'tan hanover'deki L. Kugelmann'a 3

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN HANOVER'DEKİ L. KUGELMANN'A

Londra, 11 Temmuz 1868


      ... Centralblatt'a[294] gelince, adam, eğer değer denilince bununla bir şey kastedecekse benim vargılarımın kabullenilmesi gerektiğini teslim etmekle, verebileceği en büyük ödünü veriyor. Bu talihsiz kişi, gerçek ilişkiler konusunda yaptığım tahlilin, kitabımda "sermaye" konulu bölüm olmasaydı bile, gerçek değer ilişkisinin kanıtını ve tanıtını gene de içerdiğini görmüyor. Değer kavramının tanıtlanması gerektiği yolundaki bütün gevezelikler, hem ele alınan konunun ve hem de bilimsel yöntemin hiç bilinmemesinden ileri geliyor. Değil bir yıl, birkaç hafta için bile olsa çalışmayı bırakması halinde, bir ulusun yokolacağını her çocuk bilir. Farklı gereksinmelere tekabül eden ürün miktarlarının farklı ve nicelik olarak belirli toplam toplumsal emek miktarları gerektirdiğini de gene her çocuk bilir. Toplumsal emeğin belirli oranlarda dağılması yolundaki bu zorunluluğun toplumsal üretimin belirli bir biçimiyle yokedilemeyeceği, olsa olsa bunun görünüş biçimini değiştirebileceği selt-evident'tir.[Ortadadır. -ç.] Hiç bir doğa yasası yokedilemez. Farklı tarihsel durumlar içinde değişebilen şey, yalnızca, bu yasaların kendilerini onun içinde ortaya koydukları biçimdir. Ve toplumsal emeğin iç bağıntısının bireysel emek ürünlerinin özel değişimi içerisinde ortaya çıktığı toplum düzeninde, emeğin bu oransal dağılımının kendisini ortaya koyduğu biçim, bu ürünlerin değişim-değeridir. 
      Bilim, değer yasasının kendisini nasıl ortaya koyduğunu göstermekten ibarettir. Öyle ki, bu yasayla görünürde çelişen bütün olgular daha baştan "açıklanmak" istendiğinde, bilim bilimden önce sunulmak zorundadır. Ricardo'nun hatası, değer konusundaki birinci bölümünde40 bütün olanaklı ve daha geliştirilmesi gereken kategorileri, bunların değer yasasıyla uyum içinde olduklarını tanıtlamak üzere, veri olarak almasıdır. 
      Oysa, senin de doğru olarak varsaydığın gibi, teorinin tarihi, değer ilişkisi kavramının, azçok açık, azçok kuruntularla kuşatılmış ya da bilimsel olarak azçok belirli bir (sayfa 500) biçimde, her zaman aynı kalmış olduğunu gösterir. Düşünce sürecinin kendisi koşullardan doğduğundan, bizzat kendisi bir doğal süreç olduğundan, gerçekten kavrayıcı olan düşünme hep aynı olmak zorundadır ve, düşünmeyi gerçekleştiren organın gelişmesi de dahil, gelişmenin olgunlaşmasına bağlı olarak, ancak yavaş yavaş değişebilir. Bunun dışında kalan her şey saçmalamak demektir. 
      Vülger iktisatçılar, günlük fiili değişim ilişkilerinin değerin büyüklüğü ile doğrudan doğruya özdeş olamayacağı konusunda en ufak bir düşünceye sahip değillerdir. Burjuva toplumunun özü, üretimin a priori bilinçli bir toplumsal düzenlenişinin bulunmayışındadır. Ussal ve doğal olarak zorunlu olan, kendisini, ancak gözleri görmeden işleyen bir ortalama olarak ortaya koyar. Böylece de, vülger iktisatçı, iç bağıntının ortaya koyduğunun tersine, görünüm olarak şeylerin farklı olduklarım övünerek ilan ettiğinde büyük bir keşifte bulunduğunu sanır. Aslında, görünüme sıkı sıkıya sarılmakla ve bunu nihai kabul etmekle övünmektedir. Öyleyse bilim diye bir şeye ne gerek var? 
      Ama sorunun bir başka perde gerisi daha var. İç bağıntı bir kez kavrandı mı, mevcut koşulların kalıcı zorunluluğuna olan teorik inanç, bunların pratikte yıkılmalarından önce yıkılır. Şu halde, burada, bu saçma kafa karışıklığım sürdürmek tamamıyla egemen sınıfların çıkarınadır. Ekonomi politik bir yana, oynayacak başka hiç bir bilimsel kozu olmayan dalkavuk gevezelere başka ne diye para ödensin ki? 
      Ama satis superque.[18] Bu, her halde, bu burjuva papazların nerelere kadar düştüklerini gösteriyor, işçiler, hatta fabrikatörler ve tüccarlar bile benim kitabımı anlar ve üstesinden gelirlerken, bu "çok bilmiş kalem efendileri" (!) onların kavrayışlarını çok fazla zorlamamdan yakınıyorlar. ... (sayfa 501) 

      İlk kez, kısaltılmış olarak 
      Die Neue Zeit, 
Bd. 2, n° 7, 

      1901-02'de; ve tam metin ve 
      Rusça olarak 1928'de, 
      Marx'ın Kugelmann'a Mektupları 

      adlı kitapta yayımlanmıştır 

Mektuplar-- marx'tan hanover'deki L. Kugelmann'a 2

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN HANOVER'DEKİ L. KUGELMANN'A

Londra, 9 Ekim 1866


      ... Cenevre'deki ilk Kongre[216] konusunda ciddi endişelerim vardı. Ama, bir bütün olarak, beklediğimden daha iyi sonuçlandı. Fransa, İngiltere ve Amerika'daki etkisi beklenmedik oldu. Oraya gidemezdim ve gitmek de istemedim, ama Londra delegeleri için o programı yazdım. Bu programı, kasıtlı olarak, işçilerin ivedi bir anlaşmaya varmalarına ve eylem birliği yapmalarına olanak veren ve sınıf mücadelesinin ve işçilerin bir sınıf olarak örgütlenmelerinin gereklerini doğrudan besleyen ve iti veren noktalarla sınırlı tuttum. Parisli baylar kafalarını en boş prudoncu safsatalarla (sayfa 498)doldurmuşlardı. Bilim konusunda gevezelik ediyorlar ama bir şey bildikleri yok.

Mektuplar-- marx'tan hanover'deki L. Kugelmann'a

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN HANOVER'DEKİ L. KUGELMANN'A

[Londra], 23 Şubat 1865


      Sevgili dost, 
      Bana çok ilginç gelen mektubunu dün aldım ve ortaya attığın ayrı ayrı noktaları şimdi yanıtlayacağım. 
      İlkin Lassalle'a karşı olan tavrımı kısaca anlatayım. Ajitasyonda bulunduğu sıralar:

1) üzerine bir de benim yazılarımdan ve başkalarınınkinden yaptığı en utanmazca çalıntıları eklediği kendi kendini öven palavracılığı yüzünden;

2) siyasal taktiklerini mahkum ettiğim için;

MEKTUPLAR--MARX'TAN RYDE'Kİ ENGELS'E

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN RYDE'Kİ ENGELS'E

[Londra,] 25 Eylül 1857


      ... "Army"nin[4] çok güzel olmuş; ancak hacmini görünce kafama bir şeyle vurulmuş gibi oldum, çünkü bu kadar çok çalışmak sana epey zarar vermiş olmalı. Çok geç saatlere kadar çalışacağını bilseydim, bütün bunlara boş vermeyi yeğlerdim. 
      Army
'nin tarihi, bizim üretici güçlerle toplumsal ilişkiler arasındaki bağ konusundaki anlayışımızın doğruluğunu herhangi başka bir şeyden daha açık bir biçimde ortaya koyuyor. Genel olarak, ordu, iktisadi gelişme için önemlidir. Örneğin, eskilerin ilk kez eksiksiz bir ücret sistemi geliştirmeleri ordu içinde olmuştur. Buna benzer bir biçimde, Romalılar arasında da peculium castrense,[5] aile babalarının dışında kalan kimselerin taşınabilir mülk üzerindeki haklarının tanındığı ilk yasal biçim olmuştur. Fabri korporasyonundaki lonca sistemi de öyle. İlk kez büyük ölçekte makine kullanımı da burada. Madenlerin özel değerleri ve bunların para olarak kullanılması bile —Grimm'in taşdevri sona erer ermez— başlangıçta bunların askeri önemine dayandırılmış gözükmektedir. Bir dal içersindeki işbölümü de ilk kez ordular içinde gerçekleştirilmişti. Burjuva toplumunun aldığı biçimlerin tüm tarihi burada çok çarpıcı bir biçimde özetlenmiştir. Eğer bir gün zaman bulabilirsen, sorunu bu açıdan işlemelisin. 

MEKTUPLAR--MARX'TAN MANCHESTER'DEKİ ENGELS'E

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN MANCHESTER'DEKİ ENGELS'E

Londra, 16 Nisan 1856


      ... Önceki gün People's Paper'in[323] yıldönümünü kutlamak üzere küçük bir ziyafet vardı. Şu sıra gerektiği için ve özellikle (Gazetede de duyurulduğu gibi) bütün mülteciler içinde yalnızca ben çağrılmış olduğum ve bütün ülkelerdeki proletaryanın egemenliğini selamlamak üzere ilk kadehi kaldırmak bana düştüğü için, bu kez çağrıyı kabul ettim. Böylece, küçük bir İngilizce konuşma yaptım, ama bana kalsa bastırmazdım.[3]Aklımdan geçirdiğim amaç gerçekleşti. (sayfa 637) Toplantı biletini 2s. 6d.'ye almak zorunda kalmış olan M. Talandier ve geri kalan Fransız ve öteki mülteciler avanesi, bizim çartistlerin yegane "içten" müttefikleri olduğumuza, ve açık gösterilerden kaçınıyor ve çartizmle açıkça flört etmeyi Fransızlara bırakıyor olmamıza karşın, tarihsel olarak zaten bize düşen konumu herhangi bir anda tekrar elde etme gücüne sahip olduğumuza kendilerini inandırmışlardı. Bu daha da zorunlu bir hale gelmişti, çünkü Pyat'ın başkanlığı altındaki 25 Şubat toplantısında o cahil Scherzer (eski dost) öne çıkıp, gerçekten berbat Straubinger üslubuyla, kendilerini (cahilleri) güç bir durumdayken terketmiş bulunan ve böylece öteki ulusların önünde kendilerini itibardan düşürmeye zorlamış olan Alman "bilginlerini" "entelektüel işçileri" suçladı. Bu Scherzer'i Paris günlerinden bilirsin. Dost Schapper ile daha başka görüşmeler yaptım ve kendisinin çok tövbekâr bir günahkâr olduğunu gördüm. Son iki yıldaki inziva yaşamı, zihni melekelerini bilemiş gibi görünüyor. Her durumda bu adamı elde bulundurmakta, ve daha çok Willich'in ellerinden uzak tutmakta her zaman için yarar olabileceğini takdir edersin. Schapper şimdi Windmill Street'teki cahillere[338] çok kızgın. 

MEKTUPLAR--MARX'TAN NEW YORK'TAKİ J. WEYDEMEYER'E

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

MARX'TAN NEW YORK'TAKİ J. WEYDEMEYER'E

Londra, 5 Mart 1852


      ... Ve bana gelince, modern toplumdaki sınıfların ya da bunlar arasındaki savaşımın varlığını keşfetmiş olma onuru bana ait değildir. Burjuva tarihçileri bu sınıf savaşımının tarihsel gelişimini, burjuva iktisatçılar da sınıfların ekonomik anatomisini benden çok önce açıklamılşlardır. Benim yeni olarak yaptığım:

MEKTUPLAR--MARX'TAN PARİS'TEKİ P. V. ANNENKOV'A

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

[Marx-Engels, Seçme Yapıtlar, Cilt: 1, 2, 3, Sol Yayınları] 

 

MARX'TAN PARİS'TEKİ P. V. ANNENKOV'A

Brüksel, 28 Aralık [1846]


      Azizim Bay Annenkov, 
      Kitapçım, Mösyö Proudhon'un kitabı Sefaletin Felsefesi'ni ancak geçen hafta göndermemiş olsaydı, 1 Kasım tarihli mektubunuza yanıtımı çok daha önce almış olacaktınız. Bu konudaki düşüncelerimi size bir an önce ulaştırabilmek için, kitabı iki günde okudum. Kitabı çok acele okuduğumdan ayrıntılara giremem, ancak üzerimde bıraktığı genel izlenimi söyleyebilirim. Arzu ederseniz, bir ikinci mektupta ayrıntılara girebilirim. 
      İçtenlikle itiraf etmeliyim ki, bir bütün olarak kitabı kötü, çok kötü buldum. M. Proudhon'un bu şekilsiz ve gösterişli yapıtta geçit yaptırdığı "Alman felsefesi yamasına" siz de mektubunuzda gülüyorsunuz ama, ekonomik tartışmalara felsefi zehirin bulaşmadığını düşünüyorsunuz. Ben de (sayfa 624) ekonomik tartışmalardaki yanlışlıkları, M. Proudhon'un felsefesine bağlamaktan çok uzağım. M. Proudhon'un, bize, ekonomi politiğin yanlış bir eleştirisini yapması, saçma bir felsefi teoriye sahip bulunmasından ötürü değildir; bugünün toplumsal sistemini, M. Proudhon'un daha pek çokları gibi Fourier'den aldığı bir sözcüğü kullanayım, engrènement[1] içinde anlayamadığı içindir ki, bize saçma bir felsefi teori veriyor. 
      M. Proudhon, Tanrıdan, evrensel akıldan, hiç bir zaman yanılmayan, bütün çağlar boyunca hep kendisine eşit olmuş bulunan ve gerçeği bilebilmesi için kişinin doğru bilince sahip olmasını gerektiren insanlığın kişisel olmayan aklından niçin sözediyor? Kendisine gözüpek bir düşünür görünümü verebilmek için, niçin o güçsüz hegelciliğe sığınıyor? 

Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı'ya Önsöz

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

İlkkez "Kritik der politischen Ökonomie von Karl Marx"  adlı kitapta yayınlanmıştır.  Erstes Heft, Berlin 1859 
Karl Marx, Contribution à la Critique de l'Economie Politique, Editions Sociales, Paris  1957 

 [Türkçe'ye çevirisi, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: I, s: 607-612, Birinci Baskı, Sol  Yayınları, Aralık 1976] 

BURJUVA iktisat sistemini şu sırayla inceliyorum: 

sermayetoprak mülkiyeti,  ücretli emek;  
devletdış ticaret,  dünya pazarı
İlk üç başlık altında modern burjuva toplumunun bölündüğü üç büyük sınıfın iktisadi varlık koşullarını inceliyorum; öteki üç başlığın birbiriyle bağlantısı besbellidir. Sermayeyi ele alan birinci kitabın birinci kısmı, şu bölümlere ayrılmıştır: 1. meta; 2. para ya da basit dolaşım;  3. genel olarak sermaye.  İlk iki bölüm, bu kitabın içeriğini oluşturmaktadır. Basılmak üzere değil, kendi aydınlanmam için uzun zaman aralıklarıyla karaladığım ve tasarlanan plan gereğince sistemli olarak hazırlanması koşullara bağlı bulunan monografiler şeklinde materyaller, toplu halde önümde bulunmaktadır. 
      Hazırlamış olduğum bir genel girişi yayınlamıyorum;[326] (sayfa 607) çünkü, düşünüp taşındıktan sonra, bana öyle geldi ki, ilkönce tanıtlanması gereken sonuçlar hakkında önceden yargılara varmak ancak sıkıcı olabilirdi ve beni izleyecek okurun, tekilden genele geçmesi gerekecekti. Buna karşılık, benim kendi ekonomi politik incelemelerimin seyri hakkında bazı bilgiler sunmam, bana, burada, yerinde bir hareket gibi gelmektedir. 
      Benim uzmanlaşmış çalışmalarımın konusu, felsefe ile tarih yanında ikincil bir bilgi kolu saymış olmama karşın, hukuktu. 1842-43'te RheinischeZeitung'un[209] başyazarı olarak, ilk defa, maddi çıkarlar denen şey üzerine yazı yazmak gibi zor bir yükümlülükle karşılaştım. Renanya Landtag'ındaki orman kaçakçılığı ve toprak mülkiyetinin parçalanması üzerine tartışmalar, o zamanlar Renanya eyaletinin birinci başkanı olan Bay Von Schaper'in Mosel köylülerinin durumu üzerine Rheinische Zeitung ile giriştiği polemik, ve nihayet serbest ticaret ve himayecilik konusundaki tartışmalar, iktisadi sorunlarla uğraşmam için, ilk nedenler oldular. Öte yandan, "öne geçme" yolunda iyi niyetin sık sık bilginin yerini aldığı o dönemde, Rheinische Zeitung'da, Fransız felsefesine, sosyalizmine ve komünizmine hafif çalan bir yankı duyulmaktaydı. Ben, bu acemi işine karşı çıktım, ama aynı zamanda, Allgemeine Augsburger Zeitung[327] ile giriştiğim bir tartışmada, o zamana kadar yapmış olduğum incelemelerin, Fransız eğilimlerinin asıl niteliği üzerinde herhangi bir hükme varma cesaretini göstermeme olanak vermediğini açıkça itiraf ettim. Bunun yerine gazeteleri için verilmiş ölüm fermanını, gazeteye daha ılımlı bir tutum vererek affettirebileceklerini sanan Rheinische Zeitung yöneticilerinin bu hayalinden özenle yararlanmayı, politika sahnesini terketmek ve çalışma odama kapanmak için yeğliyordum. 

Hindistan'da İngiliz Egemenliğinin Gelecekteki Sonuçları

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

22 Temmuz 1853'te Marx tarafından yazılmıştır. New-York Daily Tribune, 8 Ağustos 1853, n° 3840'ta yayınlanmıştır. 


K. Marx and F. Engels, Selected Works, Progress Publishers, Moscow 1969, s. 494-499 

[Türkçe'ye çevirisi, K. Marks, Hindistan'da İngiliz Egemenliği, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: I, s: 597-603, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Aralık 1976]

Londra, Cuma, 22 Temmuz 1853


      Bu mektupta Hindistan konusundaki gözlemlerimi sonuçlandırmak niyetindeyim. 
      İngiliz üstünlüğü Hindistan'a nasıl oldu da yerleşti? Büyük Moğolların[317] yenilmez gücü Moğol valiler tarafından kırıldı. Valilerin gücü Mahrattalar[318] tarafından kırıldı. Mahrattaların gücü Afganlar tarafından kırıldı, ve bunların hepsi de birbirlerine savaşım verirken, İngiliz içeri daldı ve tümüne boyun eğdirebildi. Öyle bir ülke ki, yalnızca müslümanlar ve Hintliler arasında bölünmekle kalmamış, kabileler arasında da, kastlar arasında da bölünmüş: öyle bir toplum ki, çatısı, bütün bireyleri arasındaki genel bir benimsemeyişten ve yapısal dıştalayıştan ortaya çıkan bir dengeye dayandırılmış.

      Böyle bir ülke ve böyle bir toplum, bunlar istilanın (sayfa 597) yazgısal kurbanı değiller miydi? Hindistan'ın geçmiş tarihi konusunda hiç bir şey bilmiyor olsaydık, Hindistan'ın, şu anda bile, masraflarını Hindistan'ın karşıladığı bir Hindistan ordusu tarafından İngiliz esareti altında tutulduğu gibi büyük ve kuşku duyulmaz bir olgu varolmayacak mıydı? Öyleyse Hindistan istila edilme yazgısından kaçamazdı, ve tüm geçmiş tarihi, eğer böyle bir tarih varsa, ardarda uğradığı istilaların tarihidir. Hindistan toplumunun bir tarihi, hiç değilse bilinen bir tarihi yoktur. Onun tarihi dediğimiz şey, imparatorluklarını bu direnmeyen ve değişmeyen toplumun edilgin temeli üzerine kurmuş bulunan ve peşpeşe gelen davetsiz yabancıların tarihinden başka bir şey değildir. Demek ki, sorun, İngilizlerin Hindistan'ı fethetmeye hakları olup olmadığı değil, Türkler, Persler, Ruslar tarafından fethedilmiş Hindistan'ı, İngilizler tarafından fethedilmiş Hindistan'a yeğleyip yeğlemeyeceğimizdir. 

      İngiltere'nin Hindistan'da yerine getirmesi gereken ikili bir görevi vardır: biri yıkıcı, öteki yenileyici — eski asyatik toplumun ortadan kaldırılması, ve Asya'da Batı toplumunun maddi temellerinin atılması. 

Hindistan'da İngiliz Egemenliği

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

10 Haziran 1853'te Marx tarafından yazılmıştır. New-York Daily Tribune, 25 Haziran 1853, n° 3804'te yayınlanmıştır. 
K. Marx and F. Engels, Selected Works, Progress Publishers, Moscow 1969, s. 488-493. 

[Türkçe'ye çevirisi, K. Marks, Hindistan'da İngiliz Egemenliği, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: I, s: 589-596, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Aralık 1976] 

Londra, Cuma, 10 Haziran 1853


      Alplere karşılık Himalayaları ile, Lombardiya ovalarına karşılık Bengal ovaları ile, Apeninlere karşılık Dekkanları ile, Sicilya adasına karşılık Seylan adacığı ile Hindistan, Asyatik boyutlarda bir İtalya'dır. Toprakta aynı zengin ürün çeşitliliği, ve siyasal görünümde aynı parçalanmışlık. İtalya nasıl zaman zaman istilacının kılıcı ile ayrı ulusal yığınlara ufalanmışsa, Hindistan'ın da, müslümanların, Moğolların,[310] ya da İngilizlerin baskısı altında olmadığı zamanlar, kent sayısı kadar hatta köy sayısı kadar çok bağımsız ve çatışan devletlere ayrışmış olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte, Hindistan toplumsal açıdan İtalya değil, Doğu İrlanda'dır. Ve İtalya ile İrlanda'nın sefahat dünyası ile elem dünyasının bu garip bileşimi, Hindistan dininin eski geleneklerinde (sayfa 589) öngörülmektedir. Bu din, her şeyden önce, bir şehvet coşkunluğu dini ve nefse eziyet eden bir sofuluk dinidir; bir Linyam[311] ve Juggemaut[312] dinidir; Keşiş ve Bayedere dinidir. 

      Hindistan'ın bir altın çağı olduğuna inananların görüşlerini paylaşmıyorum, ama bu görüşümün doğrulanması için de, Sir Charles Wood gibi Khuli Han'ın otoritesine başvurmuyorum. Ama, örneğin, Aurung-Zebe zamanını alınız; ya da Kuzeyde Moğolların, ve Güneyde de Portekizlilerin ortaya çıktığı evreyi; ya da müslüman istilası ve Güney Hindistan'daki Heptarşi[313] çağını; ya da, isterseniz, daha da gerilere, antikiteye gidiniz; Hindistan sefaletinin başlangıcını, dünyanın hıristiyan yaradılışından bile çok daha gerilerdeki bir evreye dayanan brahmanın[314] kendi mitolojik kronolojisini alınız. 

Burjuvazi ve Karşı-Devrim

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

11 Aralık 1848'de Marx tarafından yazılmıştır. 
Neue Rheinische Zeitung 15 Aralık 1848, n° 169'da yayınlanmıştır. 

K. Marx and F. Engels, Selected Works (Progress Publishers, Moscow 1969, s. 138-141) 
[Türkçe'ye çevirisi, K. Marks, Burjuvazi ve Karşı Devrim, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: I, s: 169-173, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Aralık 1976]

  

Kolonya. 11 Aralık

 MART tufanı -minyatür bir tufan- yatıştığında, ardında, yeryüzünün Berlin kesimi üzerinde canavarlar, devrimci anıtlar değil, eski moda yaratıklar, cüce burjuva çehreler -"Birleşik Landtag"ın[73] liberallerini, bilinçli Prusya burjuvazisinin temsilcilerini- bıraktı. Yeni bakanlıkların başlıca kontenjanını en gelişkin burjuvaziye sahip eyaletler, Ren Eyaleti ve Silezya sağladılar. Bunların ardında ise upuzun bir Ren hukukçuları katarı uzanıyordu. Burjuvazinin feodal beyler tarafından arka plana itilmesi ölçüsünde, Ren Eyaleti ve Silezya, önde gelen Prusya eyaletleri için bakanlıklarda yer açıyordu. Brandenburg kabinesini Ren Eyaletine bağlayan hâlâ yalnızca bir Elberfeld Tory'sidir. Hansemann ve von der Heydt! Prusya burjuvazisi için Mart ile Aralık 1848 arasındaki tüm farkı bu iki ad ifade eder! (sayfa 169) 

      Prusya burjuvazisi devlet gücünün doruğuna, arzu ettiği bir biçimde, krallık ile girişeceği barışçıl bir pazarlık ile değil, bir devrim ile oturtulmuştu. Krallığa karşı, yani kendisine karşı kendi çıkarlarını değil, halkın çıkarlarını korumak zorundaydı, çünkü burjuvaziye yolu açan bir halk hareketi olmuştu. Ama onun gözünde krallık, ardında kendi dünyevi çıkarlarının gizlenecek bir yer bulacağı Tanrı inayeti paravandan başka bir şey değildi. Kendi çıkarlarının ve bu çıkarları ile uyum içerisinde olan siyasal biçimlerin dokunulmazlığı, anayasa dillerine çevrildiğinde şöyle oluyordu: Krallığın Dokunulmazlığı. Alman ve özellikle de Prusya burjuvazisinin anayasal monarşiye olan çılgınca düşkünlüğü bundandır. Dolayısıyla, Almanya'daki yankılarıyla birlikte Şubat Devrimi, devlet yönetimini kendi ellerine bıraktığı için Prusya burjuvazisi tarafından hoşnutlukla karşılandıysa da, egemenliği ne yerine getirmeyi arzuladığı ve ne de yerine getirebileceği koşullarla kuşatıldığından, bu, aynı zamanda onun hesaplarını da altüst etti. 

J. B. Schweizer'e Bir Mektup “Proudhon Üzerine”

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Enternasyonal İşçi Birliği

 

Yazan: 24 Ocak 1865 Tarihinde Karl Marx;
Kaynak: Marx-Engels: Seçme Yapıtlar Cilt 2, s: 28-36, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Temmuz 1977;
İlk Basımı: Der Social-Demokrat 16, 17 ve 18. sayıları, 1, 3 ve 5 Şubat 1865;

Der Social-Demokrat, 16 Nolu sayısı, 1 Şubat 1865

Sayın Bay,

Benden Proudhon konusunda ayrıntılı bir değerlendirme talep eden mektubunuzu dün aldım. Zaman yokluğu, beni bu arzunuzu yerine getirmekten alıkoyuyor. Üstelik, elimde onun yapıtlarından hiç birisi yok. Bununla birlikte, iyi niyetime sizi inandırabilmek için, alelacele kısa bir taslak çiziktiriyorum. Bunu tamamlayabilir, ekler ya da kısaltmalar, kısacası, ne uygun görürseniz onu yapabilirsiniz.[1*] 

Proudhon'un ilk çabalarını artık anımsamıyorum. Langue Universelle[13] konusundaki okul ödevi niteliğindeki yapıtı, çözümü için gerekli en temel bilgilerden yoksun bulunduğu sorunlara kendisinin nasıl nezaketsizce çözdüğünü göstermektedir. (sayfa 28) 

İlk yapıtı Qu'est-ce que la propriété?[2*]kuşkusuz, yazmış olduklarının en iyisidir. İçeriğinin yeniliğinden olmasa bil

Feuerbach Üzerine Tezler

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

1845 ilkyazında Marx, tarafından yazılmıştır;
Özgün basımı Engels tarafından 1888'de, kendi yazdığı Ludwig Feuerbach ve Klâsik Alman Felsefesinin Sonu'nun, ayrı basımının Ek'inde yayınlanmıştır.

"Feuerbach Üzerine Tezler", Marx tarafından, kendisine ait tarihsel materyalizm teorisini, esas olarak tamamlamış ve materyalizmi insan toplumunu kapsayacak biçimde genişletmiş olduğu 1845 ilkyazında Brüksel'de yazılmıştır. Engels'e göre bu "yeni dünya anlayışının dahiyane tohumunun atılmış olduğu ilk belge" idi. (Bkz: K. Marx, F. Engels, Felsefe İncelemeleri, Sol Yayınlan, Ankara 1975, s. 9.)

"Feuerbach Üzerine Tezler"inde, Marx, Feuerbach'ın ve ondan öncekilerin materyalizmlerinin temel kusurlarını -edilgin, sezgisel yaklaşımlarını ve insanın devrimci eyleminin, "pratik-eleştirel" eyleminin önemini anlayamamalarını- ortaya koymaktadır. Marx, dünyanın kavranmasında ve değiştirilmesinde devrimci pratiğin oynadığı belirleyici rolü vurguluyor.

"Tezler", Marx'in 1844-47 tarihli ve "Feuerbach'a İlişkin" başlıklı "Notdefterleri"nde yer almaktadır. Engels "Tezler"i 1888'de yayınlarken, Marx'ın yayınlamayı düşünmediği bu belgeyi okur için daha anlaşılır hale getirmek üzere bazı değişiklikler yapmıştı. Bu metin, Engels'in baskıya hazırladığı metindir; şu farkla ki, 1888 baskısında bulunmayan italikler ve tırnaklar -Marks'ın el yazmasına dayanılarak- buraya konulmuştur. "Feuerbach Üzerine Tezler" başlığı Marksizm-Leninizm Enstitüsü tarafından konulmuştur.

1875 yılında Karl Marx
Born 5 Mayıs 1818
Trier , Prusya , Alman Konfederasyonu
Vefat etti 14 Mart 1883 (64 yaşında)
Londra , İngiltere
Konut Almanya, Fransa,
Belçika, İngiltere
milliyet
  • Prusyalı (1818–1845)
  • Vatansız (1845'ten sonra)
Eş (lar)
Jenny von Westphalen
m.  1843 ; 1881'de öldü  )
çocuklar 7, Jenny , Laura ve Eleanor dahil
ebeveyn
  • Heinrich Marx (babası)
  • Henriette Pressburg (anne)
akrabalar
  • Louise Juta (kardeş)
  • Jean Longuet (torunu)
gidilen okul
  • Bonn Üniversitesi
  • Berlin Üniversitesi
  • Jena Üniversitesi ( Doktora ) [2]
çağ 19. yüzyıl felsefesi
bölge Batı felsefesi
Okul
  • Kıta felsefesi
  • Marksizm
  • Yazışmalarda doğruluk teorisi [3]
Ana ilgi alanları
Felsefe, ekonomi, tarih, politika
Önemli fikirler
Marksist terminoloji , artı değer , emek değer teorisine katkılar , sınıf mücadelesi , 
işçinin yabancılaşması
 ve sömürülmesi, materyalist tarih anlayışı
İmza
Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses