06222021Sal
Last updatePz, 18 Nis 2021 12pm

Toplam talep

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Toplam talep, bir ekonomide belirli bir zaman diliminde nihai mal ve hizmetlere yönelik bireysel taleplerin toplamıdır. Her fiyat seviyesinde yapılması planlanan harcamaların toplamından oluşmaktadır.

Toplam talep eğrisi ise, mal ve para piyasalarının eşanlı olarak dengede olduğu fiyat ve hasıla düzeyi bileşimlerini göstermektedir.

Toplam talebin bileşenleri:

  • hane halkının tüketim harcamaları
  • firmaların yatırım harcamaları
  • kamunun mal hizmet alımları
  • dış talep

Ayrıca bakınız

Paris Komünü La Commune de Paris

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
Paris Komünü (Fransızca: La Commune de Paris) Paris’te 18 Mart'tan (resmi olarak 26 Mart) 28 Mayıs 1871’e uzanan kısa sürede iktidarda olan sosyalist hükûmet.Paris Komünü, resmi anlamda 1871 baharı boyunca iki ay iktidarda kalmış yerel bir yönetimdir. Fakat içinde şekillendiği koşullar, tartışmalarla yürüyen kararları ve acılı sonu onu zamanının en önemli politik dönemlerinden biri yapmaktadır.

ALIENATION [Yabancılaşma]

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

 Alienation şu anda dildeki en zor sözcüklerden biridir. Genelbağlamlardaki yaygın kullanımları bir yana, toplumsal ve ekonomikkuramdan felsefe ve psikolojiye bir dizi alanda özgül,ama tartışmalı anlamlar taşır. Üstelik, 20. yüzyıldan itibaren, bu dizideki değişik alanlardan, hem çeşitli özgül anlamlarıyla hem de daha eski genel anlamlarıyla bağlantılı olarak, çakışmalar ve belirsizlikten dolayı çoğunlukla kafa karıştırıcı olan yeni yaygın kullanımlara geçiş yapmıştır.


Her ne kadar çağdaş bir terim havasını verse de, İngilizce bir terim olarak alienation geniş, yine de ilişkili bir dizi anlamıyla birlikte, yüzyıllardır dilde bulunmaktadır. Yakınkökü orta Fransızca alitnacion'dur, o da Latince alienationem'den gelmektedir, kök sözcük Latince alienare'dir "yabancılaştırmak ya da başkasının kılmak"; bu da Latince alienus -bir başka kişi  ya da yere ait olan- kökünden, o da alius'tan "öteki, bir başkası" gelir.

Ödemeler dengesi

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

 

Ödemeler dengesi, en geniş anlamıyla, bir ekonomide

  • merkezi hükümet
  • bankalar
  • gerçek kişiler
  • tüzel kişi ve kuruluşlar gibi yerleşik kişilerin

diğer ekonomilerde yerleşik kişiler ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları tüm mal ve hizmet ticareti ile bu ekonominin diğer ekonomilerle olan alacak ve yükümlülüklerinin, mülkiyet değişimi anında, çift kayıt prensibi esasına dayalı olarak kaydedildiği istatistiki bir tablodur. Bu tablo sayesinde, ülkenin toplam dış borç ve varlıklarındaki değişmeler gözlenerek, diğer ülkelerle olan ekonomik ilişkiler görülür.

Russell'in çaydanlığı

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Eğer ben Dünya ve Mars arasında eliptik bir yörüngede Güneş'in etrafında dönen porselen bir çaydanlık olduğunu öne sürseydim ve bu çaydanlığın en güçlü teleskoplarımızla bile tespit edilemeyecek kadar küçük olduğunu ekleyecek kadar da dikkatli olsaydım, kimse bu görüşümün tersini kanıtlayamazdı. Ama devam edip de bu savımın yanlışlanamaz nitelikte oluşundan dolayı insan aklının ondan kuşku duymasının kabul edilemez bir küstahlık olacağını söyleseydim, herkes haklı olarak saçmaladığımı düşünürdü. Ancak, eğer böyle bir çaydanlığın varlığı eski kitaplarca onaylansaydı, her pazar günü kilisede kutsal gerçeklik olarak öğretilseydi ve okullarda çocukların beynine kazınsaydı, onun varlığından kuşku duymak bir gariplik belirtisi olarak görülür ve o kuşkuyu duyan kişi, yakınçağda bir ruh doktoruyla, daha önceki çağlardaysa bir Engizisyon yargıcıyla görüştürülürdü.

AESTHETIC [Estetik, güzelduyu]

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Aesthetic İngilizce'de ilk olarak 19. yüzyılda görüldü; 19. Yüzyılın Ilk yansında yaygın değildi. Yunanca biçimine rağmen, Almanca'da eleştirilerle dolu ve tartışmalı bir gelişimden sonra, bu dilden alınan bir ödünçlemeydi aslında.

llkin iki ciltlik bir kitabın adı olarak Latince biçimiyle, Aesthetica (1750-8), Alexander Baumgarten (1714-62) tarafından kullanılmıştır. Baumgarten güzelliği görüngüsel [phenomenal) kusursuzluk olarak tanımlıyordu ve, sanat üstüne düşünürken, bunun önemi, duyularla kavrayışa başat bir vurgu yüklemesindeydi. Baumgarten'ın Yunanca kök sözcük aisthesis'den türemiş yeni sözcüğünü büyük ölçüde açıklamaktadır bu - duyu algısı.

Arz esnekliği

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Arz esnekliği (talebin fiyat esnekliği gibi), fiyat değişiklikleri karşısında, arz edilen miktarda ortaya çıkan değişiklik şeklinde gösterilen tepkinin derecesini ölçer. Arz esnekliği de bir katsayı ile ifade edilir. Arz esneklik katsayısı, fiyattaki çok küçük bir değişiklik karşısında, arz edilen miktardaki yüzde değişikliğin, fiyattaki yüzde değişikliğe olan oranına eşittir.

Fas

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Fas (Arapça: المغرب El-Mağrib "Batı", Berberice: Murakuc, ⵎⵓⵔⴰⴽⵓⵛ, telaffuz: Murakuş, "Tanrı'nın arazi"), resmî olarak Fas Krallığı  ( Arapça: المملكة المغربية, Berberice: Tageldit n Murakuc, ⵜⴰⴳⴻⵍⴷⵉⵜ ⵏ ⵎⵓⵔⴰⴽⵓⵛ), Kuzey Afrika'da yaklaşık olarak 32 milyon nüfusa ve 447,000 km² yüzölçümüne sahip bir ülkedir. Başkenti Rabat ve en büyük şehri de Kazablanka'dır. Fas'ın, Atlantik Okyanusu'dan, Cebelitarık Boğazını çevreleyip Akdeniz'de son bulan uzun bir sahil şeridi vardır. Doğudan Cezayir, Kuzeyden İspanya (boğaz boyunca bir denizden bir sınır ve Ceuta ile Melilla adlarında iki küçük özerk şehir), güneyden de Moritanya ve Batı Sahra ile komşudur.

Fas; Afrika Birliği'nin, Arap Ligi'nin, Büyük Mağrip Birliği'nin, Frankofoni'nin, İslam Konferansı Örgütü'nün, Akdeniz Diyaloğu grubunun ve G-77'nin üyesidir.

Etimoloji

Ağlak Şarkıcı (Crooner)

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Ağlak şarkıcılar, duygusal, duyulara hitap eden bir sunum tarzı
olan, böylelikle "ucuz duygusal" olarak kabul edilen özel bir eğlence
ve eğlence şovu türüne damgasını vurmuş olan şarkıcılardır.
Bing Crosby, Tony Bennett, Dean Martin, Frank Sinatra vb. ünlü ağlak
şarkıcılardır. "Radyoda ağlak şarkıcıların hadımlarınkine benzer
sesi" vardır. Adorno ve Horkheimer'a göre bu yüzden şurası kesindir:
"Ağlak şarkıcılar [ . . . ] sistemin boyun eğdirmek için insanları
dönüşrnek zorunda bıraktığı şeye birer örnek oluşturur.

Talebin fiyat esnekliği

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Talebin fiyat esnekliği, tüketicilerin, belirli bir fiyattan talep ettikleri miktar, her mal ya da hizmet için farklı olduğu gibi, fiyat değiştiği zaman talep edilen miktardaki değişme olarak gösterilen tepki de her mal için (hatta bir mal için farklı fiyatlar düzeyinde) farklıdır.

Fiyat değişikliği karşısında, tüketicilerin bu değişikliğe karşı satın aldıkları miktarı değiştirmek şeklinde gösterdikleri tepkinin şiddeti (ya da duyarlılık derecesi) talebin fiyat esnekliği ile ölçülür ki buna, kısaca talep esnekliği de denir. Bu esneklik bir katsayı ile ifade edilir.

Talebin fiyat esneklik katsayısı, fiyattaki küçük bir değişme karşısında talep edilen miktardaki yüzde değişmenin, fiyattaki yüzde değişmeye oranına eşittir.

Ayrıca bakınız

BOURGEOIS [Burjuva, kentsoylu]

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

 

Bourgeois İngilizce'de kullanımı çok zor bir sözcük: birincisi, bir hayli yaygın olarak kullanılmasına karşın hala açıkça Fransızca bir sözcük, ilk lngilizce'leştirilmiş biçimi burgess'dır, eski Fransızca burgeis ile orta İngilizce burgeis, burges, ilk baştaki kısıtlı anlamında kalan borges'ten -kasaba sakini- gelir; ikinci olarak, özellikle üzerine düşmanlık ya da dışlama çekebilecek (bu bağlamda, daha tamdık İngilizce orta-sınıf sıfatıyla tam olarak çevrilememesi önemlidir) Marksist savunuyla ilgilidir; üçüncü olarak, son yirmi yılda özellikle İngilizce'de, kısmen bu Marksist anlamdan, ama büyük ölçüde daha önceki Fransızca anlamlardan dolayı, daha genel ve çoğunlukla belirsiz bir toplumsal küçümseme sözü oldu. Bu yelpazeyi anlamak için, sözcüğün Fransızca'daki gelişimini izlemek ve Almanca bürgerlich'in Fransızca ve İngilizce'ye çevirisindeki özel bir güçlüğü kaydetmek zorunlu. Fransa'daki feodal yönetimde bourgeois toplumda ikamet süresi gibi koşullarla tanımlanan hukuksal bir kategoriydi. Temel tanım, yaşam biçimi hem istikrarlı hem de borçlarım ödeyebilen güvenilir yurttaştı. En erken ters anlamlar daha üst bir toplumsal kesimden geldi: özellikle 18. yüzyılda bu "orta" sınıfın istikrarlı olsa bile kısıtlı yaşamı ve düşüncelerine yönelik felsefi ve entelektüel bir küçümsemeye dönüşen bourgeois'mn orta halliliğine dönük aristokrat küçümsemesi (İngilizce'de 17 v e 1 8.yüzyılda benzer bir citizen v e onun kısaltması cit kullanımı vardı). 

Terzi Fikri

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
Fikri Sönmez
Dev-Yol Fatsa Belediye Başkanlığı
Görev süresi
1979 - 1980
Yerine geldiği Nazmiye Komitoğlu
Yerine gelen Mazhar Yerebasmaz
Kişisel bilgiler
Doğum 1938
Fatsa, Ordu Türkiye
Ölüm 4 Mayıs 1985 (47 yaşında)
Amasya, Türkiye
Partisi Devrimci Yol

Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

 

Mutlak üstünlük'te bir ülke diğer bir ülkeyle kıyaslandığında birim girdi başına daha fazla çıktı üretir. Karşılaştırmalı üstünlüklerin mevcut olduğu durumda, eğer bir ülke her türlü çıktı üretiminde mutlak (dez)avantaja sahipse, diğer ülke bazı malların üretiminde uzmanlaşarak bu malları ihraç edebilir.Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi, iktisat biliminde bir grubun bir malı göreceli olarak daha az maliyetle üretebildiği bir durumda ticaretin ticaret yapan iki taraf için de nasıl faydalı olacağını anlatır. Önemli olan üretimdeki mutlak maliyetler değil fakat fırsat maliyetidir. Karşılaştırmalı üstünlükler modern uluslararası ticaret teorisinin anlaşılabilmesi için önemlidir.

ANTHROPOLOGY [Antropoloji, insanbilim]

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Anthropology İngilizce'ye 16. yüzyılın sonlarında girdi. Kayıtlı ilk kullanımının, 1593'te R. Harvey'den, modem bir tınısı vardır: "Soykütüğü ya da çıktıkları yer, inceledikleri sanatlar,yaptıkları işler. Tarihin bu kısmına Antropoloji denir." Ancak sonraki üç yüzyılda farklı bir anlam üstün çıkacaktı. Yunanca anthropologos -insana dair söylem ve insanın incelenmesi, onun içerimlediği isim biçimi  anthropologia- Aristoteles tarafından kullanılmıştı ve 1594-S'te Casmann tarafından yeniden canlandırıldı: Psychologica Anthropologica, sive Animae Humanae Doctrina ve Anthropologia: II, hoc est de fa brica Humani Corporis. Casmann'm çalışmasının iki bölümü için uygun modem terimler PSYCHOLOGY [psikoloji] (bkz. bu madde) ve fizyoloji olurdu, fakat   kastı, standart bir 18. Yüzyıl tanımında hala etkin olan bir anlamda, aradaki bağdı: "Antropoloji insan bedeni ile ruhunun ikisini birlikte, birliklerine ilişkin yasalarla, duyum ve hareket vb. gibi sonuçlarıyla beraber ele almayı kapsar. "

Antimadde

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Karşıt madde ya da antimadde, maddenin ters ikizi. Paul Dirac denklemiyle ortaya çıkarılmış ve daha sonraki gözlemlerle de varlığı doğrulanmıştır.

 

Tarihçe

1928: Başlangıç

Karşıt madde tarihi Paul Dirac adlı genç bir fizikçinin matematiksel denkleminin garip çıkarımıyla başlar.

Berlin Duvarı Berliner Mauer

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin

Berlin Duvarı (Almanca: Berliner Mauer), Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya'ya kaçmalarını önlemek için Doğu Alman meclisinin kararı ile 13 Ağustos 1961 yılında Berlin'de yapımına başlanan 46 km uzunluğundaki duvar.

Batı'da yıllarca "Utanç duvarı" (Schandmauer) olarak da anılan ve Batı Berlin'i abluka altına alan bu betondan sınır, 9 Kasım 1989'da Doğu Almanya'nın, isteyen vatandaşlarin Batı'ya gidebileceğini açıklamasının ardından tüm tesisleriyle birlikte yıkıldı.

ANARCHISM [Anarşizm]

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Anarchy İngilizce'ye 16. yüzyılın ortalarında yakınkök Fransızca anarchie'den, kök sözcük Yunanca anarchia'dan -öndersiz devlet- gelmiştir. En eski kullanımları DEMOCRACY'nin (bkz. bu madde) ilk zamanlardaki hasmane kullanımlarından pek uzak değildir: "this unleful lyberty or lycence of the multytude is called an Anarchie" [yığının bu kanunsuz özgürlüğü veya serbestisine anarşi denir] (1539). Ancak 17. Yüzyılın ortalarından itibaren anarchism ve 17. yüzyılın sonlarından itibaren anarchist siyasal anlama daha yakın durur: “Anarchism, the Doctrine, Positions or Art of those that teach anarchy; also the being itself of the people without a Prince or Ruler" [Anarşizm, anarşiyi öğretenlerin öğretisi, konumlan ya da "mesleği"; aynı zamanda halkın hükümdar veya yöneticisiz olması hali] (1656). Bu şekilde nitelenen anarşistler, eski anlamlarıyla, demokratlar ve cumhuriyetçilere çok yakındır; anarşistler ile ateistler arasında da bir çağrışım vardır ( Cudworth, 1678). 1862 gibi geç bir tarihte Spencer'm şöyle yazması ilginçtir: "the anarchist . . . denies the right of any govemment . . . to trench upon his individual freedom" [anarşist. . . her türlü devletin . . . kendi bireysel özgürlüğünü çiğnemesi hakkını reddeder] ; artık belli bir modem liberalizmin ya da aslında kökten tutuculuğun terimleri söz konusudur.

Negatif özgürlük nedir?

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin

 

Negatif özgürlük felsefik anlamda bireyin üzerindeki tüm tahakküm edicilerden kurtulması anlamına gelir. Otoritesiz özgürlük manasındadır. Hobbes’in tanımında özgür insan, iradesi dahilinde yapacaklarına hiçbir mani olmayan insan demektir.

Negatif özgürlük yasaların yokluğunu tanımlar. Yani yasasız doğal akışla yürüyen toplumu tanımlamak için kullanılmıştır. Bunun en belirgin savuncuları Locke, Hobbes ve Smith dir. Negatif özgürlük kavramı için Berlin’in tanımına göre kişi ya da grubun yapabileceği veya olabileceği şeyi diğer kişilerin müdahalesi olmadan yapabilmesi veya olabilmesidir.

Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses