06222021Sal
Last updatePz, 18 Nis 2021 12pm

marksist öğreti

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Marksizm, Marks'ın görüş ve öğretilerinin sistemidir. Marks, insanlığın en ileri üç ülkesince temsil edilen, 19. Yüzyılın  üç temel ideolojik akımını sürdüren ve tamamlayan bir deha idi: klâsik Alman felsefesi, klâsik ıngiliz ekonomi politiği ve genel olarak Fransız devrimci öğretileriyle birleşmiş olan Fransız sosyalizmi. Dünyanın bütün uygar ülkelerinin işçi sınıfı hareketinin teorisi ve programı olarak modern materyalizmi ve modern bilimsel sosyalizmi oluşturan ve karşıtları tarafından da teslim edilen görüşlerinin dikkat çekici tutarlılığı ve bütünlüğü, marksizmin esas içeriğinin, yani Marks'ın ekonomik öğretisinin bir açıklamasını yapmadan önce, genel olarak onun dünya görüşünün kısa bir özetini vermeye bizi zorlamaktadır. 


Felsefi Materyalizm
 

      Görüşlerinin biçimlendiği, 1844-45 yıllarından başlayarak, Marks, bir materyalistti ve özellikle, daha sonraları materyalizminin tek zayıf noktasının yeterince tutarlı ve kapsamlı olmadığını gördüğü, Ludwig Feurbach'ın bir izleyicisi oldu. Marks'a göre, Feuerbach'ın, tarihi ve "çığır açan" özelliği, Hegel'in idealizminden kesenkes kopması ve "18. yüzyılda, özellikle Fransız materyelizmi yalnızca varolan siyasal kurumlara ve ... din ve tanrıbilime karşı değil ... aynı zamanda metafiziğin her türüne de karşı" ("aklı başında felsefe"den ayrı olarak "kendinden geçmiş spekülasyonlar" anlamında) bir materyalizmi benimsemiş olmasında yatar. (Literarischer Nachlass'takiKutsal Aile.)

      "Hegel için" diye yazıyordu Marks, "insan beyninin yaşam-süreci, yani düşünme süreci —Hegel bunu "Fikir" ("Idea") adı altında bağımsız bir özneye dönüştürür— gerçek dünyanın yaratıcısı ve mimarı olup, gerçek dünya, yalnızca "Fikir"in dışsal ve görüngüsel biçimidir. Benim için ise, tersine, fikir, maddi dünyanın insan aklında yansımasından ve düşünce biçimlerine dönüşmesinden başka bir şey değildir." (Kapital, Birinci Cilt "[Almanca] ıkinci Baskıya Sonsöz".)[3]     

Marks'ın bu materyalist felsefesiyle tümüyle uyuşan ve onu yorumlayan Friedrich Engels,(müsveddeleri Marks tarafından okunan) Anti-Dühring'de şöyle yazıyor:

      "Dünyanın birliği varlığına dayanmaz. ... Dünyanın gerçek birliği maddiliğine dayanır, ve bu,... felsefenin ve doğabilimin uzun ve zahmetli bir açındırmasıyla tanıtlanır."[4] 

      "Hareket, maddenin varoluş biçimidir. Hiç bir zaman, hiç bir yerde hareketsiz madde ne olmuştur, ne de olabilir."[5] 

      "Ama eğer ... düşünce ile bilincin ne oldukları ve nereden geldikleri sorulursa, bunların, insan beyninin ürünü oldukları ve insanın da doğanın çevresi içinde ve çevresi ile birlikte gelişen bir ürününden başka bir şey olmadığı görülür; bundan da doğal olarak, son tahlilde, doğa ürünleri olan insan beyni ürünlerinin, doğanın bütünü ile çelişki durumunda değil, uygunluk durumunda bulundukları sonucu çıkar."[6] 

      "Hegel idealistti, yani kafasındaki fikirleri, gerçek şeylerin ve süreçlerin azçok soyut yansıları [Abbilder, yansılar; Engels bazan "izlenimler" de demektedir] olarak görecek yerde, tam tersine, nesneler ile, nesnelerin gelişmesini, dünya varolmadan önce bilinmeyen bir yerde varolan "Fikir"in basit kopyaları olarak görüyordu"[7]
   

  Ludwig Feuerbach'ta Engels —ki bu kitabında Feuerbach'ın felsefesi üzerine kendisinin ve Marks'ın görüşlerini açıklamaktadır ve 1844-45'te Hegel, Feuerbach ve tarihin materyalist anlayışı üzerine Marks'la birlikte yazılmış olan eski müsveddeler Engels tarafından yeniden okunduktan sonra basılmaya gönderilmiştir— şöyle yazar:

      "Her felsefenin, özellikle modern felsefenin büyük temel sorunu, düşünce ile varlığın bağıntısı ... düşüncenin varlığa, tinin doğaya ilişkisi, ... tinin mi, yoksa doğanın mı, hangisinin en ilk öğe oldukları sorunudur. ... Bu soruyu yanıtlayışlarına göre filozoflar iki büyük kampa ayrılıyorlardı. Tinin doğaya oranla önce gelme özelliğini ileri sürenler, idealizm kampını oluşturuyorlardı. Ötekiler, doğayı ilk öğe sayanlar ise materyalizmin değişik okullarında yer alıyorlardı."[8]   

  (Felsefi) idealizm ve materyalizm  kavramlarının öteki kullanım biçimleri, ancak karışıklığa yolaçar. Marks, yalnızca şu ya da bu yolla hep din ile bağıntılı olan idealizmi değil, aynı zamanda da —özellikle günümüzde yaygın olan— Hume ve Kant'ın görüşlerini,bilinemezciliği, eleştiriciliği ve olguculuğun değişik biçimlerini de kararlı bir biçimde reddetti; bu felsefeyi, idealizme verilmiş "gerici" bir ödün ve en iyimser anlamda "materyalizmi açıktan açığa geri çevirirken, gizlice, utangaç bir biçimde kabul etme"[9] olarak niteliyordu.Bu sorun ile ilgili olarak, yukarda belirtilmiş bulunan Engels ve Marks'ın yapıtlarından başka, Marks'ın Engels'e 12 Aralık 1868'de yazdığı mektuba bakınız. Bu mektupta Marks, doğacı Thomas Huxley'in alışılagelenden "daha materyalist" olan görüşüne ve onun "gerçekten gözlemlediğimiz ve düşündüğümüz sürece, materyalizmden uzaklaşmamız olanak dışıdır" sözlerine değinerek, Huxley'i bilinemezciliğe ve hümcülüğe "açık kapı" bıraktığı için, kınamaktadır. Marks'ın özgürlük ve zorunluluk arasındaki ilişki üzerindeki görüşünü belirtmek de özel bir önem taşır. "Özgürlük, zorunluluğun kavranmasıdır. 'Zorunluluk, ancak kavranılmadığı ölçüde kördür'." (Engels, Anti-Dühring[10].) Bu, doğadaki nesnel yasaların kuralını ve zorunluluğun özgürlüğe diyalektik dönüşmesini tanımak anlamına gelir (tıpkı bilinmeyen, ama bilinebilenin "kendindeşey"in "bizim için şey"e, "şeylerin özü"nün "görüngü"ye dönüşmesi yolunda olduğu gibi). Marks ve Engels'e göre, Feuerbach'ınki dahil, "eski" materyalizmin (hele Büchner, Vogt ve Moleshcott'un "kaba" materyalizmi) şu eksiklikleri vardı:

      1) bu materyalizmin "mekanik yanı ağır basmakta" idi, kimya ve biyolojide sağlanan en son gelişmeleri hesaba katmıyordu (bugün, maddenin elektrik teorisini de katmak zorunluluğu vardır); 

      2) eski materyalizm ne tarihsel idi, ne de diyalektik (anti-diyalektik anlamda metafizikti), ve evrim anlayışına sistematik ve genelleşmiş bir biçimde bağlı değildi; 

      3) eski materyalizm, "insan özü"nü, (somut olarak ve tarihsel olarak saptanmış), "bütün toplumsal ilişkilerin karışımı" olarak değil de, soyut olarak görüyor ve bu yüzden dünyayı yalnızca "yorumluyor"du, oysa bu bir "değiştirme" sorunuydu, yani "devrimci pratik eylem"in önemini kavramamıştı.

 


Karl Marx

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Viladimir iliç Lenin Karl Marks
Marksizmin Bir Açıklaması ve Kısa Bir Biyografik Özeti 

Lenin tarafından Granat Ansiklopedik-Sözlük 
için Temmuz-Kasım 1914'de yazıldı. 
1915 yılında Granat Ansiklopedik-Sözlük'de V. ı. Lenin imzasıyla yayınlandı. 
1918 yılında Priobi Yayınevi tarafından, Lenin'in önsözüyle birlikte ayrı bir kitapçık olarak yayınlandı. 


ÖNSÖZ 

Karl Marks üzerine, şimdi ayrı bir basım olarak çıkan bu makale, (anımsayabildiğim kadarıyla) 1913 yılında, Granat Encyclopaedia için yazılmıştır. Marks üzerine, çoğu yabancı olan oldukça ayrıntılı bir yazım bibliyografyası makalenin sonuna eklenmiştir. Encyclopaedia'nın yayımcıları, kendi yönlerinden, sansür nedeniyle Marks üzerine makalenin sonunu, yani devrimci taktiklerle ilgili bölümünü çıkardılar. Ne yazik ki, bu son bölümü yeniden koyamıyorum, çünkü müsveddeler, Krokav ya da ısviçre'deki kağıtlarım arasında kaldı. Yalnızca makalenin sonuç bölümünde, öteki şeyler arasında, Marks'ın 16 Nisan 1856 tarihinde, Engels'e yazmış olduğu mektuptan bir pasaj aldığımı anımsıyorum: şöyle diyordu: "Almanya'da her şey, proletarya devriminin Köylü Savaşının ikinci bir edisyonuyla desteklenmesi olanağına bağlı olacaktır. ışte o zaman her şey mükemmel olacaktır." ışte bizim, şimdi boğazına kadar sosyalizme ihanete  batmış bir burjuvanın kucağına düşmüş menşeviklerin 1905'ten beri anlamakta güçlük çektikleri budur.
      Moskova, 14 Mayıs 1918 
      N. LENıN

Friedrich Engels

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Nasil bir zekâ mesalesi söndü

Nasil bir yürek durdu!

5 Agustos 1895’te Friedrich Engels Londra’da öldü. Dostu (1883’te ölen) Karl Marx’tan sonra, Engels, bütün uygar dünyanin modern proletaryasinin en yetkin bilim adami ve ögretmeniydi. Kaderin Karl Marx ve Friedrich Engels’i bir araya getirdigi andan bu yana, iki arkadas yasamlari boyunca çalismalarini ortak bir davaya adadilar. Ve bu yüzden Friedrich Engels’in proletarya ugruna neler yapmis oldugunu anlamak için, çagdas isçi sinifi hareketinin gelisiminde Marx’in ögretisi ve çalismasinin önemi konusunda açik bir fikre sahip olmak gerekir. Marx ve Engels, isçi sinifi ve onun taleplerinin, burjuvazi ile birlikte kaçinilmaz olarak proletaryayi yaratan ve örgütleyen mevcut iktisadi sistemin zorunlu bir sonucu oldugunu ilk gösterenlerdir. Onlar, insanligi, onu halen ezmekte olan kötülüklerden kurtaracak olanin, yüce duygulu bireylerin iyi niyetli girisimleri degil de, örgütlenmis proletaryanin sinif savasimi oldugunu gösterdiler. Marx ve Engels, bilimsel çalismalariyla, sosyalizmin, hayalcilerin bir bulusu olmadiginin, ama modern toplumdaki üretici güçlerin gelismesinin nihai amaci ve zorunlu bir sonucu oldugunun ilk açiklamasini yapanlardir. Günümüze kadar olan yazili tarih, sinif savasimlarinin belirli toplumsal siniflarin ötekiler üzerindeki birbirini izleyen egemenlik ve zaferlerinin tarihi olmustur. Ve, sinif savasimi ve sinif egemenliginin temelleri —özel mülkiyet ve anarsik toplumsal üretim— kayboluncaya dek bu sürecektir. Proletaryanin çikari, bu temellerin yikilmasini gerektirir ve bu nedenle, örgütlenmis isçilerin bilinçli sinif savasimi bunlara karsi yöneltilmelidir. Ve her sinif savasimi, politik bir savasimdir.

Karl Marx

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Marksizmin Bir Açıklaması ve Kısa Bir Biyografik Özeti 
Lenin tarafından Granat Ansiklopedik-Sözlük 
için Temmuz-Kasım 1914'de yazıldı. 
1915 yılında Granat Ansiklopedik-Sözlük'de V. ı. Lenin imzasıyla yayınlandı. 
1918 yılında Priobi Yayınevi tarafından, Lenin'in önsözüyle birlikte ayrı bir kitapçık olarak yayınlandı. 
 

ÖNSÖZ

Karl Marks üzerine, şimdi ayrı bir basım olarak çıkan bu makale, (anımsayabildiğim kadarıyla) 1913 yılında, Granat Encyclopaedia için yazılmıştır. Marks üzerine, çoğu yabancı olan oldukça ayrıntılı bir yazım bibliyografyası makalenin sonuna eklenmiştir. Encyclopaedia'nın yayımcıları, kendi yönlerinden, sansür nedeniyle Marks üzerine makalenin sonunu, yani devrimci taktiklerle ilgili bölümünü çıkardılar. Ne yazik ki, bu son bölümü yeniden koyamıyorum, çünkü müsveddeler, Krokav ya da ısviçre'deki kağıtlarım arasında kaldı. Yalnızca makalenin sonuç bölümünde, öteki şeyler arasında, Marks'ın 16 Nisan 1856 tarihinde, Engels'e yazmış olduğu mektuptan bir pasaj aldığımı anımsıyorum: şöyle diyordu: "Almanya'da her şey, proletarya devriminin Köylü Savaşının ikinci bir edisyonuyla desteklenmesi olanağına bağlı olacaktır. ışte o zaman her şey mükemmel olacaktır." ışte bizim, şimdi boğazına kadar sosyalizme ihanete  batmış bir burjuvanın kucağına düşmüş menşeviklerin 1905'ten beri anlamakta güçlük çektikleri budur.
Moskova, 14 Mayıs 1918 
N. LENıN

Bingo sites http://gbetting.co.uk/bingo with sign up bonuses